Seferihisar’ın Orhanlı Köyü’nde, jeotermal enerji santralleri (JES) projelerinin tarımsal arazilere ve yerel yaşamın dengesine zarar verme ihtimaline karşı uzun süredir devam eden bir hukuk savaşı, bugün İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Köylüler, ‘ÇED Olumlu’ kararına karşı açtıkları davada, bölgedeki tarımın, su kaynaklarının ve yaşamın geri dönülmez olarak zarar görmesini engellemek için son bir çaba gösterdi.

Duruşma, 98 yurttaş ve beş kurumun avukatlarının katılımıyla gerçekleşti. Davacı taraf, JES projelerinin hayata geçirilmesi halinde bölgedeki tarımsal faaliyetlerin, su kaynaklarının ve yerel ekosistemin zarar göreceğini vurgularken, Bakanlık’tan ise davanın reddi talebi geldi. Mahkeme heyeti, davacılar tarafından sunulan kanıtları ve bilirkişi raporlarını değerlendirerek, sürecin devam ettiğine dair önemli bir karar verdi.

Duruşmanın en dikkat çekici noktalarından biri, Doğa Derneği Hukuk Danışmanı Av. Cem Altıparmak’ın sunmuş olduğu argümanlardı. Altıparmak, halkın katılım toplantısının pandemi döneminde yapılması konusundaki eleştirilerini sürdürerek, Bakanlığın objektiflik ilkesine açık bir ihlalle hareket ettiğini savundu. Ayrıca, daha önce verilen ruhsatlara ilişkin hukuki süreçleri ve Bakanlık’ın yeniden ruhsat vermesiyle yaşanan karmaşayı da dile getirdi. Altıparmak, bu davayı sadece bir JES projesi üzerinden değil, çevreye yönelik müdahalelerde halkın söz sahibi olma hakkının korunması mücadelesi olarak gördüğünü vurgulayarak, İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne daha önce verilen ‘ÇED iptal edilmelidir’ kararına uyulması çağrısında bulundu.