AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yeni parti lideri Özgür Özel’in, Başkan Erdoğan ve AK Parti’ye yönelik yaptığı açıklamaların ardından harekete geçti. Sosyal medya üzerinden yaptığı güçlü bir açıklama ile Özel’e yönelik eleştirilerini dile getirdi. Çelik, Özel’in bu durumunu ‘siyasi tükenmişlik’ olarak tanımlayarak, bu yaklaşımın parti programı haline geldiğini savundu.

Çelik’in açıklamalarındaki temel vurgu, Özel ve ekibinin ‘siyasi sorumluluğun alfabesi’ konusunda sergiledikleri bilgisizliğe dikkat çekmesi oldu. Ayrıca, Özel’in ve yanında yer alan kişilerin, ilke ve sorumluluk barındırmayan açıklamalarıyla yalnızca kendi ‘siyasi tükenmişlik’lerini sergilediklerini belirtti. Bu durumun, artık parti programı haline geldiği iddia edildi. ‘YETKİYİ KÖTÜYE KULLANANIN HESABI SORULUR’ ilkesini vurgulayarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımıza dönük sözlerin baştan aşağı siyasi cehalet ve siyasi iftira içerdiğini ifade etti. Bu türden sözlere karşı en net şekilde mücadele edeceklerini açıkladı.

Çelik, Özel yönetiminin, skandallara körü körüne kalkan bir anlayışla hareket ettiğini, belgelere ve itiraflara rağmen usulsüzlükleri savunarak ilkesizliğe dayandırdığını belirtti. Bu zihniyetin, milletimize hiçbir ahlak dersi veremeyeceğini ifade etti. AK Parti’nin ise tüm hukuki ve mali süreçlerin eksiksiz işlemesini sağlayan bir siyasi sorumluluk anlayışına ve devlet ciddiyeti ile hareket ettiğini vurguladı. Özel’in tarafındaki ‘kirlenmeyi örtbas etmek için devlet kurumlarına ve yöneticilerine saldırması’ ise siyasi sorumsuzluk ve çarpıklık olarak tanımlandı. Bu durumun, AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanımıza saldırmaktan kaçınılamayacağını belirtti.

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da sosyal medyadan yayınladığı mesajda Özel’e tepki gösterdi. İnan, “Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir” diyerek Özel’e doğrudan seslendi. İnan, Özel’in ‘siyasi mayanda’ yok olduğunu, kariyerinin ‘yanındaki yolsuzluklara ve irtikâpa sessiz kalarak koltuk kapma hikâyeleri’ üzerine kurulu olduğunu savundu. Ayrıca, Özel’in ‘kendi içindeki soygunculara tek kelime edememesi’ nedeniyle hırsızların, rüşvetçilerin ve karanlık odakların esiri ve eseri olduğunu değerlendirdi. Son olarak, Özel’e ‘git, cevapsız kalan sarhoş aramalarının ve elinden kayıp giden şehirlerin paniğiyle kendi belediye başkanlarının kapısında yalvarmaya devam et’ çağrısında bulundu.”}