Toplumun finansal güvenliği, bir anda karanlık bir gölgeye bürünmüş durumda. ‘Fon’ olarak adlandırılan bu yapıların, vatandaşların emek birikimlerini ve hayallerini sömürerek, küçük bir elitin zenginliğine dönüşmesinin ardındaki perde geride bırakılıyor. YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, bu çarpık düzenin köklerini açığa çıkarırken, yaşananlara karşı halkın sesini yükseltiyor.

Deniz Yavuzyılmaz’ın açıklamaları, yalnızca bir fon krizine değil, aynı zamanda siyasi manipülasyonun ve hesap verebilirlik eksikliğinin de acı bir örneğini sunuyor. Şirketlerin yöneticilerinin, halkın güvenini sömürerek kendi zenginliklerini artırması, adalet ve eşitlik ilkelerinin temelden sarsılmasına neden oluyor. Bu durum, ‘Adalet, Kalkınma ve Ponzi Partisi’ gibi algı yaratılarak, vatandaşların büyük bir bölümünün yoksullaşmasına ve hayatlarının temel unsurlarından mahrum kalmasına yol açıyor. Bu karmaşık tablo, sadece finansal kayıpları değil, aynı zamanda bireylerin umutlarını ve hayallerini de yıkıyor.

Süreç, ilk kapalı fonların manipülatif değerlerle yükseltilmesiyle başlıyor. SPK'nın bu manipülasyonlara göz yumması ve ardından halka arz edilmesi, biriken vurgunun derinleşmesine zemin hazırlıyor. Yavuzyılmaz, bu sürecin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ihlal edildiği açık bir örnek olduğunu vurguluyor. SPK'nın bu süreçte pasif kalması veya uyuması, vatandaşların güveninin sarsılmasına ve büyük kayıplara yol açmasının temel nedenlerinden biri. Bu durum, sadece fon şirketlerinin değil, aynı zamanda bu şirketleri yöneten ve SPK'yı etkileyen yetkililerin de sorumluluğunu beraberinde getiriyor.

Şu anda 455 bin fon mağduru, borsada kayıplar yaşayan milyonlarca vatandaş ve onların aileleri, artık suskun olmayı seçmiyor. Deniz Yavuzyılmaz, bu kesimin “hükümet istifa” çağrısını destekliyor ve bu çağrının, demokratik bir tepki olduğunu vurguluyor. Bu çağrı, sadece bir talep değil, aynı zamanda iktidarın hesap verebilirliğinin sorgulanması ve adil bir düzenin talep edilmesi için bir araç olarak kullanılıyor. Yavuzyılmaz, bu süreçte ortaya çıkan gerçeklerin, halkın iradesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlamış durumda. İktidarın bu krizi çözmek yerine, sorunu derinleştirmeye çalıştığına işaret ediyor ve halkın sesini yükseltmesini teşvik ediyor.”}çıkartıldı. İkisi de birbirine iç içe geçmiş vaziyette.”

Fon vurgununun 5 yıllık geçmişi olduğunu kaydeden Deniz Yavuzyılmaz, şöyle dedi:

“Önce bir kapalı fonda kendi aralarında manipülatif işlemler yaparak kapalı fonun değerini yüksek gösteren bir şirketin daha sonra SPK’ya başvurarak, ‘biz bu yüksek karlılık görüntüsü veren kapalı fonu halka arz etmek istiyoruz’ demesiyle başlıyor süreç. SPK da bu manipülatif şişirilmiş hisselere sahip olan kapalı fonu halka arz ediyor. Ve SPK 5 yıl boyunca uyuyor veya uyuyor numarası yapıyor. Bu vurgunun neresinde, ne kadar neresinde, tüm bunlar şu anda soru işareti. Ama geçen sürecin içinde bu vurgun süreci ile ilgili soruşturmanın yürütülmesi aşamalarında da büyük ölçüde üyelerinin aynı olduğu SPK'nın süreci yönettiğini görüyoruz.