Sağlık Bakanlığı Sigorta Kurumu’nun (SGK) düzenli denetimlerinde, çarpıcı bir durum gün yüzeye çıktı. Sahte iş yerlerinin, gerçekte sigortasız çalışanları sahte sigortalı olarak gösterdiği tespit edildi. Ancak, bu sahte iş yerlerinden, çalışanların sağlık primi (GSS primi) hiçbir zaman tahakkuk ettirilmedi. Bu durum, sahteciliğin amacına ulaşmış, yani kar elde etmiş olduğu açıkça ortaya koyuyor.
Sayıştay’ın hazırladığı detaylı denetim raporu, bu tür usulsüzlüklerin yaygın olduğunu gösteriyor. Rapor, özellikle kurum yetkililerinin sahte iş yerlerini tespit etmede yetersiz kaldığını ve bu yerlerden bildirilen sahte sigortalıların GSS primi tahakkuk ettirilmemesini sağladığını vurguluyor. Raporun dikkat çektiği en önemli nokta, 2012 yılından sonraki dönemlerde, zorunlu GSS kapsamına alınmamış olan ve dolayısıyla primi tahakkuk etmemiş olan çok sayıda kişinin bulunması.
Bu durum, sadece SGK’nın gelirlerini olumsuz etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda gerçek sigortalıların hakkını da korumuyor. Sahte sigortalı olarak bildirilen kişilerin, aslında bakmakla yükümlü oldukları bir aile üyesi olup olmadığı değerlendiriliyor ve bu durumun, GSS primi tahakkukunun oluşturulması için bir gerekçe teşkil etmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, GSS primlerinin son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen, icraya aktarılmasında yaşanan gecikmeler, alacakların tahsilini neredeyse imkansız hale getiriyor.
SGK, bu sorunu çözmek için yeni bir yazılım projesi başlatmış ve GSS primlerinin icraya aktarılması işlemlerini bu sistem üzerinden gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ancak, Sayıştay’ın raporu, Mali Otomasyon Sistemi Projesi (MOSİP) ile diğer yazılımların entegre edilmemiş olması ve bazı prim alacaklarının doğru bir şekilde muhasebeleştirilmemiş olması nedeniyle kurum alacaklarının mali tablolarında hatalı yer almasına dikkat çekiyor. Bu nedenle, SGK, alacak takibini daha etkin hale getirmek ve mali tabloları doğru göstermek amacıyla yeni bir yazılım projesine başlıyor. Bu durum, sahteciliğin önüne geçilmesi ve gerçek sigortalıların haklarının korunması açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.