Sağlık Bakanlığı, tütün kontrolü konusunda önemli bir adım atmak üzere kapsamlı bir düzenleme hazırlığı içinde. Bu taslak, özellikle genç nesillerin tütün kullanımını engelleme amacına hizmet ediyor. Düzenlemelerin merkezinde, ‘slim’ gibi ince paketli sigaraların piyasadan kaldırılması ve tütün ürünlerinin satışı konusunda sıkı denetimler yer alıyor. Ayrıca, sigara içilebilen açık alanların da sınırlandırılması hedefleniyor. Bu kapsamlı yaklaşım, tütün bağımlılığının yayılmasını engelleme potansiyeli taşıyor.

Düzenlemenin temelini, doğum yılına bağlı tütün satışı yasaklaması oluşturuyor. Taslakta, 2015’te doğan bireylerin tütün ürünleri satın alması kısıtlanacak. Bu yaklaşım, tütün bağımlılığının yeni nesillere bulaşmasını engelleme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak, yasağın yalnızca satışı mı kapsayacağı, yoksa tütün ürünlerini kullanan bireylerin de bu kısıtlamalar altında hareket etmesi mi öngörülüyor, bu husus netleştirilmeye çalışılıyor. Bu ayrım, yasağın uygulanması ve hukuki sonuçları açısından kritik önem taşıyor.

Bu strateji, Birleşik Krallık’taki ‘sigarasız nesil’ olarak bilinen kuşak temelli satış yasağı modelinden ilham alıyor. İşçi Partisi hükümeti tarafından Parlamento’ya sunulan Tobacco and Vapes Act 2026, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndaki süreçlerden geçerek 29 Nisan 2026’da kraliyet onayı aldı. Bu yasa, 2009 ve sonrasında doğan bireylerin tütün ürünü satın almasını yasaklıyor. Ancak, kanun sadece satışı kısıtlamıyor; aynı zamanda tütün ürünü bulundurmayı da suç haline getirmiyor. Bu yaklaşım, bireylerin özgürlüklerini korurken tütün bağımlılığının yayılmasını engelleme hedefine hizmet ediyor.

Türkiye’de benzer bir düzenleme hazırlığı yapılırken, Birleşik Krallık’taki sürecin karmaşıklığı da göz önünde bulundurulmalı. Avam Kamarası’ndaki 383 kabul, 67 ret sonucu, 2026’da yasalaşan kanunun nihai oylamasına değil, Rishi Sunak hükümeti döneminde hazırlanan önceki tasarının 16 Nisan 2024’teki ikinci okumasına ait. Bu süreçte ortaya çıkan belirsizlikler, Türkiye’deki düzenlemenin kapsamını ve uygulanmasını etkileyebilir. Bu nedenle, muhalefet cephesinden, düzenlemenin kapsamının ve yaptırımlarının açıkça ortaya konulması gerektiği vurgulanıyor. Bu, hem yasağın etkili bir şekilde uygulanmasını sağlayacak hem de hukuki değerlendirmeler için net bir çerçeve oluşturacaktır.”}p>