Türkiye’nin geleceği için inşa edilen şehir hastaneleri, aslında hasta adayları için acı bir gerçekle yüzleşme fırsatı sunuyor. Sağlık Bakanlığı’nın iddialarına rağmen, sistemde yaşanan ciddi randevu eksikliği, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini engelleyen en büyük sorun haline gelmiş durumda. Bilkent Şehir Hastanesi gibi, Cumhurbaşkanının vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen bu tesislerde, rutin bir tetkik için bile aylarca beklemek zorunda kalınması, sistemdeki temel sorunların boyutunu açıkça ortaya koyuyor.

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur’un Cumhuriyet’e yaptığı açıklamalar, bu sorunun ne kadar derinlere uzandığını vahiy edici bir şekilde anlatıyor. İç Hastalıkları Bölümü’nde 18 Eylül 2026 tarihinde muayene olan bir hastaya, gerekli olan özefagoskopi, gastroskopi ve duodenoskopi gibi işlemlere 15 Ocak 2027 tarihinden itibaren randevu verilmesi, sistemin çöküşünü somut bir örnek olarak gösteriyor. Bu durum, hastaların sağlık ihtiyaçlarını karşılayamayan bir sistemin, en modern ve iddialı projelerine bile yansıyabileceği gerçeğini hatırlatıyor.

Uğur, bu durumu “Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’da Cumhurbaşkanının hayali olan şehir hastanesinde bir tetkik için dahi hasta 5 ay beklemek zorunda bırakılmaktadır” şeklinde ifade ederek, sadece bir randevu sorunuyla kalmayıp, sistemin temelinde yatan yapısal sorunları da vurguluyor. Sağlığın her birey için bir hak olduğunu ve sağlık hizmetine erişimin gecikmesinin, doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu hatırlatan Uğur’un bu vurgusu, konunun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor.

Sağlık Bakanlığı’nın, MHRS sistemi üzerinden 79 branşın 72’sine aynı güne randevu verebildiğini iddia etmesi, kamuoyuna aktarılan bilgiler arasında yer alsa da, sahadaki gerçekler bu iddiaları desteklemiyor. Yurttaşların, sağlık hizmetine erişmek için haftalarca hatta aylarca beklemek zorunda kalması, sistemin etkinliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Genel Sağlık-İş olarak, bu sorunun çözümü için kararlı bir mücadeleye devam edeceklerini belirten Uğur, yurttaşların ücretsiz, eşit ve nitelikli sağlık hizmetine erişebilmesini sağlayana kadar bu mücadeleyi sürdürme sözü veriyor.”}