Kentin derinliklerinde, zamana meydan okuyan bir buluntu gerçekleşti. 450 kilogram ağırlığındaki metal kasa, arkeologların ilgisini çekmiş, geçmişin izlerini takip etmelerine yol açmıştı. Kasanın kökenleri 1923'teki yıkıcı yangına uzanıyor; o dönemde yanan bir ticarethaneye ait olduğu düşünülüyordu. Yangın sonrası oluşan enkazın toprağın altında kalmasıyla, kasanın varlığı uzun süre unutulmuştu.

Kasanın neden uzun yıllar boyunca açılmadığı bir sır olarak kalmıştı. Varlığına dair kimsenin bilgisi yoktu. Ancak 2026 yazında gerçekleştirilen kazı çalışmaları sırasında, tesadüfen ortaya çıkarılması, kasanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Kentin Lions Club'u, kasanın yarattığı merakı, toplumsal sorumluluğu da içeren bir yardım faaliyetine dönüştürme kararı aldı. Kasanın içinden ne çıkacağına dair bir çekiliş düzenlendi ve elde edilen gelir, yerel ihtiyaç projelerine aktarılacaktı. Bu heyecan verici sürecin sonucunda, kasanın açılması için 20 Eylül tarihi belirlenmişti.

Açılış günü, yaklaşık 400 kişi, kasanın sırrını çözmek için toplanmıştı. Kasanın açılması, teknik ekip ve özel aletler gerektiren zorlu bir operasyona dönüştü. Kasadaki metal parçaların kaldırılmasının ardından, kalın beton tabakalar delinmeye başlandı. Yaklaşık 20 dakikalık yoğun bir çaba sonucunda, kasanın içine ulaşılmıştı. Kalabalık, eski sikkeler, değerli taşlar, tarihi belgeler veya başka değerli objeler çıkmasını bekleyerek heyecanla nefeslerini tutmuştu. Ancak gerçek, beklentilerin tam tersiydi.

Kasayı açan ekip, yanmış ve kömürleşmiş ahşap parçalarıyla karşılaştı. İçeride, değerini yadsınamaz bir mücevher, para veya belge bulunmamıştı. Bu durum, kasanın 1923'teki yangınla doğrudan bağlantılı olabileceği hipotezini güçlendirdi. Kasa, servet sunmak yerine, merak uyandıran bir olay örgüsü oluşturmuştu. Açılış etkinliği ve çekiliş kampanyası sayesinde 10 bin dolardan fazla bağış toplanarak, kasanın açılması için yapılan çabalar takdir edildi. Sonuç olarak, kasanın içeriğiyle değil, onu keşfetmek ve açmak için bir araya gelen insanlarla gündeme gelmesi, bu sıra dışı buluntunun gerçek değeriydi.