Beyaz Saray'dan yayılan yeni bir değerlendirme, Ortadoğu'daki karmaşık jeopolitik tabloya farklı bir perspektif getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile süren ihtilafın yakın bir gelecekte sona ereceğini ve bu durumun uluslararası güvenlik için bir dönüm noktası oluşturacağını ifade etti. Trump, bu başarının sadece ABD'nin değil, tüm dünyanın geleceği için kritik bir kazanım olacağına inançta bulundu.

Trump, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik eleştirilerini sürdürerek, bu ülkenin nükleer silah geliştirmesinin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Aynı zamanda, bu çatışmanın sonlandırılmasıyla birlikte enerji piyasalarında büyük bir dönüşüm yaşanacağını ve benzin fiyatlarının önemli ölçüde düşeceğini öngördü. Bu iddia, piyasalarda heyecan yaratırken, Trump'ın ekonomik hedeflerine ulaşma konusundaki stratejik vizyonunu da gözler önüne serdi.

Bu değerlendirmeler sırasında, Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı görüşmenin önemine de dikkat çekti. Şi ile gerçekleştirdiği ‘harika’ bir diyalogun 0 ile 10 arasında 12 puan alması gerektiğini belirten Trump, bu ilişkinin ABD-Çin ilişkileri açısından kritik bir kilometre taşı olduğunu savundu. Ayrıca, Amerikan silahlarının Çin'e satılmasıyla ilgili çıkan iddiaları yalanlayarak, bu konuyu Şi ile görüşmediklerini açıkladı. Bu durum, iki ülke arasındaki ticaret ve güvenlik konularındaki hassasiyetleri bir kez daha ortaya koydu.

Son olarak, Trump, İngiltere'de yaşanan olaylarla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Bir hava üssü civarında gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan kişilerin İran bağlantılı olabileceğine işaret ederek, İngilizlerle işbirliğinin önemini vurguladı. Trump, bu olayın, ‘biz olsak onları serbest bırakmazdık’ şeklinde değerlendirdiği ve şüpheliler hakkında her şeyi bildiklerini ifade ederek, diplomatik bir yaklaşım sergiledi. Kanada'nın gümrük vergileri konusundaki tutumunun da ‘adaletsiz’ olduğunu belirterek, özür dileyeceklerini öngörüyordu.