Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, yatırım fonları aracılığıyla birikimlerini kaybeden yatırımcıların sesi yükseldi. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, düzenlediği basın toplantısında, bu durumun sadece bireysel bir sorun olmadığını, Türkiye ekonomisindeki ciddi bir bozulmayı da işaret ettiğini vurguladı. Toplantıya katılan 78 yaşındaki emekli Rahime Yüceer, “Benim param gitti, ev alacaktım, şimdi ne yapacağım? Bu durum beni derinden etkiliyor” diyerek yaşadığı mağduriyeti anlatırken, gözleri dolarak uyumadan geçirdiği bu zorlu süreci aktardı.

Akay, konuyu TBMM gündemine taşımasının nedenlerini açıklarken, sadece 1 milyon 100 bin kişinin doğrudan etkilenmediğini, aynı zamanda eş, dost ve akrabalarının birikimlerini de fonlara yatırmasıyla birlikte bu sayının 1,5 milyona ulaştığını belirtti. Akay’ın verdiği bilgilere göre, borsada yaşanan 2,7 trilyonluk düşüş, özellikle hisse senedi alım satımı yapan yatırımcılar üzerinde ağır bir yük oluşturmuş durumda. Bu durum, yatırımcıların güvenini ciddi şekilde sarsmış ve piyasalarda derin bir güvensizlik yaratmıştır. Akay, bu durumun sadece finansal bir sorun olmadığını, aynı zamanda sosyal ve psikolojik etkilerinin de olduğunu vurgulayarak, mağduriyetin giderilmesi için acil ve etkili adımlar atılması gerektiğini savundu.

<

Basın toplantısında ayrıca, bağımsız denetim raporlarında da yer alan tespitler ele alındı. 2020 yılından bu yana ortaya çıkan ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) ve Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) bildirilen sorunlar, nakit değerlerde yaşanan yüzde 52’lik düşüş ve sermaye ve finans piyasalarındaki portföy araçlarındaki yüzde 159’luk artışla birlikte, yatırımcıların birikimlerinin nasıl yok edildiği konusunda ciddi sorular ortaya koydu. Akay, bu durumun, piyasalardaki manipülasyon ve yetkililerin gerekli önlemleri almaması nedeniyle meydana geldiğini savundu. Ayrıca, bazı portföy şirketlerinin, yatırım fonları ve kişiler hakkında alınan tedbirlerin bir gün sonra kaldırılması, mağduriyetin daha da derinleşmesine neden olduğunu belirtti.

Akay, SPK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yönelik eleştirilerini sürdürerek, şirketlerin ve yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini, yatırımcıların haklarının korunması gerektiğini ve mağduriyetin giderilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı. SPK Kanunu’nun 21’inci maddesi kapsamında, yatırımcı kuruluşların örtülü kazanç temin etmesiyle ilgili düzenlemenin gündeme alınması ve fonlardaki şirketlerin sahipleri ile şirketler arasındaki para hareketlerinin incelenmesi gerektiğini ayrıca talep etti. Akay, SPK’nın, durumun ciddiyetinin farkında olarak, kanunun 110’uncu maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunması ve mağduriyetin giderilmesi için gerekli yasal süreçlerin başlatılmasını talep etti. Ayrıca, kanunun 110’uncu maddesi kapsamında SPK’nın, durumu öğrenmesine rağmen gerekeni yapmayan şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunma yetkisi olduğunu ve bu suç için üç yıla kadar hapis cezası uygulanabileceğini hatırlattı.