İstanbul'da büyük bir şok etkisi yaratan operasyonlar, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) sistemlerine yönelik yürütülen soruşturmanın derinleşmesine neden oldu. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonluğunda gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, MASAK'ın geçmiş dönem başkanları ve bir başkan yardımcısı gözaltına alındı. Operasyon, özellikle Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) ile ilgili bulguların ışığında MASAK'ın iç işleyişine yönelik kapsamlı bir inceleme başlatılmasına yol açtı.

Operasyonda, 2009-2014 yılları arasında MASAK başkanlığı yapmış Mürsel Ali Kaplan, 2014-2016 yılları arasında görev yapmış İbrahim Hakkı Polat ve 2016-2019 yılları arasında başkanlık yapmış Osman Dereli gibi üst düzey isimler savcılığa çağrılırken, MASAK Başkan Yardımcısı İnönü Akgün Alp ve daha önce de görev yapmış diğer isimler gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden İnönü Akgün Alp, Eda Aydoğan, Güner Eke ve Zehra Yılmaz hakimlik kararıyla tutuklanırken, diğer iki şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Bu gelişme, MASAK'ın geçmişte yaptığı bazı kararların ve sistemlerin güvenlik açısından nasıl riskler oluşturabileceği konusunda önemli soruları beraberinde getirdi.

İncelemelerin merkez üssü olan MASAK'ın Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS), 2012 yılından itibaren AGMLAB A.Ş. tarafından geliştirilmiş ve FETÖ/PDY bağlantılı şirketlerle karmaşık bir ağ oluşturmuştu. Sistemde, FETÖ/PDY'nin askeri, bilişim, savunma sanayii ve Jandarma mahrem yapılanmalarında aktif rol oynayan birçok kişi ve şirket yer alıyordu. Teknik incelemeler, EMİS üzerinde, Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi (PEP) ile ilgili sistemin devre dışı bırakılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ve bazı bakanlara ilişkin sorgulamaların yapıldığını ortaya koydu. Ayrıca, sistem kayıtlarında ve veri alanlarında sonradan müdahale edilmiş olabileceğine dair bulgular da dikkat çekti.

<

Operasyonun ardından MASAK'ın geçmişteki dijital altyapı projelerinde FETÖ/PDY'nin etkili olduğu belirlendi. Log kayıtlarının tutulmaması, yöneticilere ait işlemlerin geriye dönük denetlenememesi gibi eksiklikler, sistemde güvenliğin sağlanamamasına ve potansiyel ihlallere zemin hazırlamasına neden oldu. Bu durum, MASAK'ın gelecekte benzer sorunlarla karşılaşmaması için güvenlik önlemlerini daha da güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Operasyon, Türkiye'nin siber güvenliği ve kamu kurumlarının dijital altyapılarındaki riskleri değerlendirme konusunda önemli bir ders niteliği taşıyor.