Sonbaharın doruk noktasına ulaştığı bu dönemde, Türkiye’nin en değerli tarım ürünlerinden biri olan kestane, beklenenin çok ötesinde bir ilgiyle hasadına başlandı. Özellikle Sinop ve Kastamonu gibi stratejik bölgelerdeki üretim, piyasadaki talebi karşılamaya yönelik önemli bir ivme yakaladı. İlk hasadın getirdiği fiyat artışları, hem üreticiler için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor hem de tüketiciler için eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyor.

Sinop’un Erfelek ilçesi, bu yılın kestane hasadının merkez üssü konumunda. Bölgedeki ‘kuzu kestanesi’ olarak bilinen özel tür, kendine özgü aroması ve kolay ayrılabilen yapısıyla büyük beğeni topluyor. Pazarlarda kilogram fiyatları, kestane cinsine ve kalitesine göre 600 ile 800 lira arasında dalgalanırken, kavrulmuş formunda seyyar tezgâhlarda 2 bin liraya kadar tavan yapılıyor. Erfelek’te hava şartlarının olumlu seyretmesi, üretimin rekor bir seviyeye ulaşması beklentisi yaratıyor. Geçen yıl yaklaşık 100 tonluk bir hasatla tamamlanan bölgede, bu yıl rekolte %50’ye varan bir artışla karşılanması bekleniyor.

Kastamonu’nun İnebolu ilçesi de kestane hasadının önemli bir merkezini oluşturuyor. Ağaçlardan toplanan kestane, ilçe merkezindeki semt pazarlarında doğrudan tüketicilere sunuluyor. Sezonun ilk kestane partileri, kilogramı 600 liradan satışa sunuluyor. Ancak bölgede gal arısının etkili olması, üreticilerin rekolte konusunda endişeli olmalarına neden oluyor. Üreticiler, arıların kestane ağaçlarındaki meyveleri aşırı derecede tüketerek hasadın azalmasına yol açabileceğini belirtiyor.

Aydın ise kestane üretiminde öne çıkan diğer önemli bir il. Aydın kestanesi, Avrupa Birliği’nin Coğrafi İşaret tescillere sahip ürünler arasında yer alıyor ve kendine özgü lezzeti ile dünya çapında tanınıyor. Geçen sezonun ilk alımında üreticilerden toplanan kestane, kilogramı 550 lira civarında satılmıştı. Aydın’da hava şartlarının olumlu seyretmesi ve artan talep, kestane fiyatlarını yükseltiyor. Bu durum, bölgedeki kestane üreticileri için önemli bir ekonomik fırsat sunuyor.