Türkiye’nin dört bir yanındaki haber kanallarında yankı bulan Gebze Arslan Apartmanı faciasının ardından, bir medya mensubu hukuki süreçte yer almaya mahkum edildi. Gazeteci Alican Uludağ’ın, yıkım sonrası ortaya çıkan tartışmalı iddiaları nedeniyle başlatılan soruşturma, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Olayın bilinen gerçekleri ve iddialar arasındaki ince uç noktalara odaklanan davada, Uludağ’ın ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Olayın merkezinde yer alan Arslan Apartmanı’nın 29 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen yıkımı, metro inşaatının etkisiyle ilgili tartışmalara yol açmıştı. Gazeteci Uludağ, X hesabından yaptığı paylaşımlarla bu tartışmayı yönlendirdi. “Gebze soruşturmasında Ulaştırma Bakanı'nı Yüce Divan'a götürecek gelişme…” başlığı altında yaptığı paylaşım, metro inşaatının yıkıma etkili olduğu yönündeki iddiayı dillendirdi. Bu paylaşımlar, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın harekete geçmesine ve Uludağ hakkında soruşturma başlatılmasına neden oldu.

Soruşturma sürecinde, Uludağ’ın ifadesi alındıktan sonra dosyayı yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Uludağ hakkında “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla iddianame hazırladı. İddianamede, Uludağ’ın sosyal medya hesabında 260 bin takipçisi olduğu ve paylaşımlarının geniş kitlelere ulaştığı belirtildi. Savcılık, Uludağ’ın, “hiçbir veriye dayanmayan yanıltıcı bilgiyi” alenen paylaşarak toplumda ayrışmaya ve huzursuzluğa neden olduğunu savundu. Uludağ’ın savunmasında, 16 yıldır Ankara’da yargı muhabiri olduğunu, paylaşımının amacının olayı kamuoyuna sunmak olduğunu, bilgilerin resmi kaynaklardan elde edildiğini ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sorumluluğunu vurguladığını belirtti.