ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in dikkat çekici değerlendirmeleri, İran'ın karşı karşıya olduğu ekonomik zorlukları ve küresel arenadaki konumunu yeniden gündeme getirdi. Fox News’e yaptığı açıklamada, İran’ın hala sevkiyat halinde bulunan yaklaşık 15 milyon varil petrolünün varlığına işaret ederken, bu petrolün Çin’e taşınmasının ardından Tahran’ın dış ticaret kapasitesinin hızla azalacağını öngörülüyor. Bessent’in ifadesiyle, bu durumun yaklaşık iki hafta içinde tamamlanması beklenebilir.

Bessent, İran’ın ekonomik baskılar altında, yeniden pazarlık masasına oturma mecburiyetinde olduğunu vurgularken, Washington’un ‘Operation Economic Outcast’ adlı ekonomik baskı kampanyasının, İran’ın finans, petrol, taşımacılık ve dış ticaret ağlarını hedef aldığını belirtti. Bu operasyonun amacı, İran’ın küresel ekonomik bağlantılarını koparmak ve ülkeyi ekonomik yalıtımla karşı karşıya bırakmaktır. Reuters’ın verileri, ABD’nin uyguladığı abluka sonrası Çinli alıcılara sunulan İran petrolü miktarında belirgin bir düşüşü ve petrol fiyatlarında yaşanan artışı da gözler önüne seriyor.

Bu gelişmeler, Washington ile Tahran arasında devam eden dolaylı diplomatik trafiğin de bir parçasıdır. İran, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, petrol satışlarına yönelik yaptırımları gevşetmesi ve bölgesel ateşkesin yeniden başlaması halinde Hürmüz Boğazı’nı bir hafta içinde yeniden açmayı ve nükleer müzakerelere dönmeyi teklif etmiştir. Ancak, Başkan Donald Trump’ın bu teklifi reddi ve yeni görüşmelerin bu hafta içinde devam etmesi beklentisi, İran’ın durumunu daha da karmaşık hale getirmiştir. Bessent, Hürmüz Boğazı’nın fiilen açık olduğunu ve buradan günlük 15 ila 22 milyon varil petrolün geçtiğini belirterek, ABD’nin ticari gemilerin boğazdan geçişine eşlik ettiğini ve petrol akışının savaş öncesi seviyelere yaklaştığını savlamıştır.

Özetle, ABD Hazine Bakanı’nın açıklamaları, İran’ın ekonomik geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Petrol sevkiyatlarının azalması, yaptırımlar ve diplomatik gerilimler, Tahran’ın dış ticaret kapasitesini ciddi şekilde etkileyebilir ve ülkenin ekonomik istikrarını tehdit edebilir. Bu durum, bölgesel ve küresel enerji piyasaları üzerinde de önemli sonuçlar doğurabilir.