Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın gözdesi olan, geleceğe dair iddialı vizyonu The Line, çarpıcı bir şekilde gerileme yaşıyor. Projenin başlangıçta 'ülkeyi dönüştürecek' olarak lanse edildiği, şimdi ise ekonomik ve siyasi dalgalanmaların sonucu olarak büyük bir hayal kırıklığına dönüşmüş durumda. 170 kilometre uzunluğunda, 9 milyon nüfuslu ve 500 metrelik aynalı yapılarla şekillenen bu çöl metropolü, finansal zorluklar ve bölgesel istikrarsızlıklar nedeniyle inşaatının tamamı durma noktasına gelmiş bulunuyor.
İran'daki karmaşık durum ve Husilerin Yemen'e yönelik operasyonları, Suudi yönetiminin bütçesini ciddi şekilde etkilemiş, projenin maliyetini astronomik seviyelere taşımıştı. Başlangıçta 2026 hedeflenmiş olan bitiş tarihi, 2029'a ötelendi ve inşaat alanı 2.4 kilometreye kadar daraltılmıştı. Şimdi ise resmi olarak iptal edilmese de, proje tamamen askıya alınmış durumda. Şantiyede terk edilmiş, zamanın acımasızlığıyla çürümeye mahkum olan devasa ekipmanlar, beklenmedik bir şekilde satışa sunuluyor.
Projenin mimarisi ve mühendisliği, Parsons, Jacobs, AECOM ve Bechtel gibi küresel dev şirketler tarafından yürütülüyordu. Yabancı danışmanlık firmalarına yapılan toplam harcama, 1.4 ile 2.6 milyar dolar arasında seyrediyordu. Ancak bu milyar dolarlık yatırımın ardından, devasa iş makineleri ve ekipmanlar, sosyal medyada satış videolarıyla karşımıza çıkıyor. Bu durum, projenin başarısızlığının yanı sıra, dev projelerin finansal risklerini ve yönetimindeki zorlukları da gözler önüne seriyor.
Şantiyede bulunan devasa dozerler, ekskavatörler ve diğer ağır makineler, alıcıları beklerken çölün ortasında sıra sıra dizilmiş durumda. Bu sıra dışı satış hamlesi, projenin kaderini ve Suudi Arabistan'ın geleceğe dair vizyonunu sorgulamaya daveti çıkarıyor. Bu beklenmedik gelişme, dev projelerin hayata geçirilmesinde karşılaşılabilecek riskleri ve zorlukları da bir kez daha hatırlatıyor.