Mahkeme salonunda nefes kesen bir atmosferin hakim olduğu duruşmada, komedyen Deniz Göktaş, 88 gün süren tutukluluktan sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Göktaş, suçlamanın odağı olan ifadelerinin, Harbiye’de gerçekleştirdiği gösteriler sırasında duyulduğu ve yaygın olarak kabul gördüğü gerekçesini öne sürerek savunmasına başladı. 3 Temmuz’dan beri hücrede geçen zorlu süreci, diğer tutuklularla olan sınırlı iletişimini ve yaşadığı psikolojik etkilerini de vurgulayarak mahkemeye aktardı.

Savunmasında Göktaş, söz konusu dört cümleyi yaklaşık üç yıl boyunca yaptığı gösterilerde hiç şikayet veya yargılamaya dönüştürmediğini belirterek, gösterdiğimiz performansın seyirciler tarafından beğenildiğini ve alkışlarla taçlandığını ifade etti. ‘Harbiye’de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim’ diyerek, bu durumun absürtlüğünü ve adaletsizliğini vurguladı. Göktaş, sözlerinin, özellikle de sanatsal ifade özgürlüğünü kısıtlamasından endişe ederek, ‘Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın, bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir’ diyerek mahkemenin dikkatini çekti.

Duruşmanın ilerleyen aşamalarında Göktaş, hakkında yurt dışına kaçtığı yönünde çıkan haberleri eleştirerek, “Ben yurt dışına taşınan arkadaşlarımı ülkeye dönmeye ikna etmeye çalışan biriyim ama benim hakkımda yurt dışına kaçtı diye haber yaptılar. Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor” şeklinde konuştu. Ayrıca, gözaltına alındığı sırada polis memurlarının kendisine yönelik ‘Deniz sen salak mısın, niye Türkiye'ye döndün’ gibi ifadelerini de aktararak, bu türden saygısızca davranışların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Göktaş, gözaltına alınan süreçte görüntü alınmasına karşı çıktığını ve bu konuda itiraz ettiğini belirterek, ‘Bana ters kelepçe yaptılar. Başımı kaldırıp güldüm. Buradan emniyet teşkilatını beni yakaladıkları için tebrik ediyorum’ diyerek, duruma mizahi bir yaklaşım sergiledi.

Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşadığı tartışma oldu. Göktaş, Kılıçdaroğlu ile üç kez sert bir şekilde görüşmek istemediğini belirterek, bir polis tarafından zorla görüştürtüldüğünü ve kendisine hakaret içeren bir konuşma yaptığını savundu. ‘Utangaç bir diktatör’ ifadesine ilişkin de savunma yaparak, bu tanımlamanın cumhurbaşkanına hakaret olarak değerlendirilmediğini, aksine siyasi bir niteleme olduğunu açıkladı. ‘Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi bir nitelemedir. Başka bir komedyen demokrat diyebilir ve benim şakamdan daha da komik olabilir’ diyerek, konuya ilişkin mahkemeye net bir açıklama getirdi.”}”ç