Popüler şarkıcı Koray Avcı, modern hayatın dijital baskısından kurtulmak adına sıra dışı bir strateji uyguluyor. Telefon kullanımını bilinçli bir şekilde sınırlayarak, zihnini ve ruhunu yenileme sürecine odaklanıyor. Bu yaklaşım, onun yaşam felsefesinin bir yansıması olarak, yoğunluğun getirdiği yorgunluğa karşı bir direnç oluşturuyor.

Avcı, teknede geçirdiği zamanlarda telefonunu tamamen terk ettiğini ve bu süreçte kendisini doğayla buluşturduğunu belirtiyor. Özellikle, telefonla olan bağına aşırı derecede bağlı hissettiği dönemlerde, iki haftada bir telefonunu kenara bırakıyor. Bu süre zarfında, yalnızca acil aramalar için ayarlanmış bir cihazla iletişim kuruyor ve böylece düşünce süreçlerini rahatlatıyor. Bu deneyim, ona zihnini toparlama ve yeni bir perspektif kazanma fırsatı sunuyor.

Telefonsuz geçen bu günlerde, Avcı, Ankara'daki ailesinin yanına gidiyor veya yurt dışındaki dostlarıyla doğa yürüyüşleri yapıyor. Bu aktiviteler, onun için sadece bir kaçış değil, aynı zamanda hayatın basit zevklerini yeniden keşfetme ve iç huzuru bulma yoludur. Ayrıca, İstanbul'un karmaşasından uzaklaşarak Fethiye'deki sakin yaşam tarzına adapte olmasının da bir parçasıdır. Buradaki pazar satışı gibi aktiviteler, ona doğayla iç içe bir yaşamın getirdiği yenilikleri deneyimleme imkanı sunuyor.

Avcı'nın, babası tarafından kendisine hediye edilen ve daha sonra kullanmaya vakti olmayan yelkenliyi, kendi yaşam alanını bir liman gibi görmesi de dikkat çekici. Kaptanlık eğitimi alarak elde ettiği bu beceriyle, yelkenliyi bir besteleme mekanı olarak kullanarak, sessizliğin ve dinginliğin tadını çıkarıyor. Bu yaşam tarzı, Koray Avcı'nın dijital çağın getirdiği zorluklara karşı, kendi iç dünyasına dönerek dengeyi yeniden kurma çabasının somut bir örneğini oluşturuyor.”} attı: