Ekonomik zorlukların karmaşıklığına ışık tutan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, son dönemde Türkiye ekonomisiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Gazete Ekonomim’e yaptığı açıklamalar, mevcut ekonomik durumu ve parti politikalarını şekillendiren temel unsurları ortaya koyarken, aynı zamanda Meclis’e sunulan kanun teklifinin içeriği ve gündeme getirdiği konular üzerine de dikkat çekti. Özel, ekonomik sorunlara çözüm arayışında sahada yaşayan vatandaşlarla doğrudan temas kurduğunu ve onların taleplerini birinci ağızdan dinlediğini vurguladı.
Özel, kanun teklifinin, 11 ekonomistin dört gün boyunca titizlikle hazırladığı 15 maddelik bir çalışma olduğunu ve bu teklifin Meclis'te kabul edilmesini önereceklerini belirterek, teklifin hemen gündeme alınması ve kanunlaştırılması gerektiğini savundu. Bu kanun teklifinin, asgari ücret, döviz kuru, enflasyon ve planlama gibi kritik alanlarda yapısal reformlar getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Teklifin, sektörlerin ve bölgelerin farklı ihtiyaçlarını dikkate alarak, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomik modelin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Özel, ekonomik sorunların temelinde yatan sorunları değerlendirirken, özellikle asgari ücret ve döviz kuru konularına odaklandı. Tekstil, dericilik ve ev tekstili gibi sektörlerde asgari ücretin düşük olması ve dış pazarlarda dolar bazında rekabet gücünün zayıflaması nedeniyle ihracatçılar için sorunlara yol açtığını belirtti. Döviz kurunun ise ihracatçıların karını erittiği ve yatırım yapma motivasyonunu azalttığına dikkat çekti. Bu durumun, teknolojik gelişmeyi yavaşlatması, büyüme kapasitesini düşürmesi ve yurt dışı pazarlarda pazar payını kaybetmeye yol açtığını vurguladı. Bu iki temel açmazın, ülke ekonomisi üzerinde aynı anda baskı yarattığını ve çözümünün acil bir öncelik olduğunu belirtti.
Özel, ekonomik planlamanın eksikliğinin de önemli bir sorun olduğunu vurgulayarak, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) tasfiye edilmesini ve kalkınma bakanlığı bünyesinde devam etmesini eleştirerek, Türkiye'de aranan elemanın tamamen bir planlama sorunu olduğunu ifade etti. Bölgesel asgari ücret konusundaki hassasiyeti de dile getirerek, sektörlerin ve bölgelerin farklı ihtiyaçlarını dikkate alarak, sosyal güvenlik destek primlerinin devlet tarafından karşılanması ve teşviklerin verilmesi gerektiğini önerdi. Özellikle Anadolu'daki KOBİ'lerin, asgari ücreti verme konusunda yaşadığı zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelmek için alınması gereken tedbirleri de vurguladı. ‘Alan için 39, veren için 29 bin lira asgari ücret’ önerisiyle, KOBİ'lerin motivasyonunu artırmayı ve istihdamı korumayı hedeflediklerini belirtti. Bu yaklaşımın, ekonomik aktiviteyi canlandıracak ve işsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacağını öngördü.