Türkiye Sağlık Hizmetleri Birliği Sendikası (Hekim Birliği Sendikası), hekimlerin çalışma koşulları ve haklarıyla ilgili uzun süredir devam eden sorunlara yönelik yeni bir strateji başlattı. Sendika, hekimlerin ekonomik, sosyal ve mesleki yaşamlarını iyileştirmeyi hedefleyen taleplerini mesai saatleri içerisinde gerçekleştirilecek 3 günlük bir eylemle duyurmaya karar verdi. Bu eylem, sendikaların toplumsal farkındalık yaratma ve hükümetin dikkatini çekme stratejilerinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Sendika yetkilileri, taleplerinin karşılanmaması durumunda eylemlilik sürecinin kademeli olarak artırılacağını ve hatta iş bırakma eyleminin de gündeme gelebileceğini açıkça belirtti. Bu ifade, mevcut sağlık sistemindeki kronik sorunların ve hekimlerin motivasyonundaki düşüşün ne denli ciddi olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu verilmemiş hastalara poliklinik hizmeti verilmeyeceği, randevu sürelerinin de belirli bir minimum sürenin altına düşürülmeyeceği gibi uygulamaların da sendikanın talepleri doğrultusunda düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Eylem süresince, hekimlerin mesleki değerlendirmelerine göre belirlenen randevu sürelerinin en az 10 dakika (polikliniklerde) ve 30 dakika (diş hekimliği polikliniklerinde) olması talep ediliyor. Bu, hekimlerin yoğun iş yükü altında daha verimli çalışabilmeleri için bir denge yaratmayı amaçlıyor. Ayrıca, hekim nöbet ücretlerinin artırılması, yıllık izinlerde teşvik kesintilerinin sona erdirilmesi ve teşvik dağıtım oranlarının belirlenmesi gibi konular da sendikanın öncelikli talepleri arasında yer alıyor. Teşvik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi ve sabit ek ödemenin iki katına çıkarılarak emekliliğe yansıtılması da sendika tarafından şiddetle savunuluyor.

Hekim Birliği Sendikası'nın bu eylemi, sadece taleplerinin duyurulmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sağlık sektöründe hekimlerin haklarının savunulması ve sistemin iyileştirilmesi için bir platform oluşturma amacı taşıyor. Sendika, taleplerinin karşılanmaması durumunda eylemlerin kapsamının genişletileceğini ve farklı eylem biçimlerinin değerlendirileceğini vurgulayarak, hükümetin acil bir şekilde çözüm üretmesi gerektiğini belirtiyor.