Ankara'nın kalbi, dün gece beklenmedik bir felaketle sarsıldı. Şiddetli yağış, şehrin altyapısını zorlayarak sokaklarda ve mahalleye yayılıp, evlerin altına sızdı. Özellikle Keçiören'deki Gülgün Sokak'ta yaşanan olay, şehrin su yönetimindeki ciddi eksiklikleri gözler önüne serdi.
22 Eylül gecesi etkili olan aşırı yağmur, cadde ve yollarda derin çukurluklar oluşturarak, suyun birikmesine neden oldu. Bu durum, özellikle Keçiören'deki Basınevleri Mahallesi Gülgün Sokak'taki bazı yapıların giriş katları ve bodrum katları tamamen sular altında kaldı. Vatandaşlar, evlerinin önünde oluşan dev su kolonlarını kendi imkanlarıyla tahliye etmek için seferber oldu, ancak bu çabalar, şehrin yetersiz altyapısıyla karşılaştı.
Bu trajik olayda, evleri su basan Burak Adaçoğlu, yaşadığı çaresizliği ve yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. 16 aylık çocuğunu evde yalnız bırakarak binasının içindeki lağım suyunu temizlemeye çalışırken, yardım gelmemesi nedeniyle büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Adaçoğlu'nun anlattıkları, şehrin acil yardım sistemindeki eksiklikleri ve vatandaşların yaşadığı mağduriyeti gözler önüne serdi. “Bize dediler ki, ‘15 dakikaya ihale alan firma gelecek, rögarı açacak.’ Ne gelen var, ne giden, hiçbir şey yok,” şeklinde ifadeleri, yetkililerin aciliyetin farkında olmadığını gösterdi.
Gülgün Sokak'ta yaşayan Veysel Dalmış ve Gökhan Kaya gibi diğer vatandaşlar da benzer mağduriyetten bahsederek, yaşananların yıkıcı etkilerini vurguladı. Binaların yarım metre suyla kaplanması, yaşamlarını olumsuz etkilerken, Gökhan Kaya'nın yeni yaptırdığı evinin su baskını nedeniyle zarar görmesi, şehrin altyapısındaki ciddi sorunları bir kez daha ortaya koydu. Bu felaket, Ankara'da altyapı sorunlarının çözüme kavuşturulması ve vatandaşların acil durumlar karşısında güvende olmaları için acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor.