Türkiye, küresel kuduz tehdidiyle karşı karşıya! Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. İsmet Battal’ın açıklamaları, özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde artan hayvan kuduzu vakalarını ve bunlarla ilişkili riskli temasları gözler önüne seriyor. 2025 yılı itibarıyla kaydedilen 570 bin 55 riskli temas, bu durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu vakaların sadece birinde insan üzerinde kuduz belirtisi tespit edildi ve bu durum, halk sağlığı açısından önemli bir uyarı niteliğinde.

Dr. Battal, hayvan kuduzu vakalarının büyük bir kısmının kedi ve köpeklerde görüldüğünü belirterek, sığır, koyun, keçi, at, eşek ve hatta yabani hayvanların da bu vakalara katkıda bulunduğunu vurguladı. Kedi ve köpeklerle yaşanan her temasın, ihmal edilmemesi gereken bir risk oluşturduğunu ve bu nedenle dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, kedi tırmığı hastalığı, leptospiroz, toksoplazmozis, kist hidatik, uyuz ve saçkıran gibi kedi ve köpeklerle temas sonrası ortaya çıkabilecek başka enfeksiyonlara karşı da bilinçli olunması gerektiği belirtildi.

Kuduzun tedavisinin, belirtiler ortaya çıktığı son aşamada etkili olmadığını ve bu nedenle önceliğin riskli temas sonrası uygulanacak koruyucu aşı olmasını gerektirdiğini aktaran Dr. Battal, “Aşı, hastalığın ilerlemesini engellemek için bir savunma mekanizmasıdır. Zaman, kuduzla mücadelede en değerli kaynaktır. Erken korunma, hayat kurtarır” şeklinde önemli bir uyarı yaptı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verileri, dünya genelinde her yıl yaklaşık 60 bin kişinin kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini ve bu sayının büyük çoğunluğunun Asya ve Afrika’da yaşandığını gösteriyor.