Siyasi arenada kaybolan bir hayatın hikayesi! Bu anlatı, Türkiye’nin karmaşık siyasi atmosferinde, liyakatın ve etik değerlerin nasıl sorgulandığını gözler önüne seriyor. Bir elektronik mühendisi olarak başlayan yolculuğu, ABD’deki eğitiminden, siyasi danışmanlığa, tıp diplomasına ve son olarak bakanlık makamına kadar uzanan bu süreç, şaşırtıcı ve çelişkili detaylarla dolu.
2008 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak başlayan bu isim, kısa süre sonra ABD’ye gönderilmek üzere bir dönüm noktasında. 100 bin dolara yaklaşan eğitim bursuyla Amerika’ya gönderilen bu birey, 2009-2012 yılları arasında yüksek lisans eğitimi aldı. Dönüşte ise İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaya başladı ve aynı zamanda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi danışmanlığını üstlendi. Bu, normalde imkânsız bir durum, tıpkı ABD’de tıp eğitimi alırken, aynı anda Türkiye’de siyasi danışmanlık yapması gibi.
Ancak bu anlatı, sadece bu olaylarla sınırlı değil. 2015 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden doktor diploması alması, siyasi kariyerindeki en çarpıcı dönüm noktası oldu. Eylül 2015’te MKYK Üyesi ve Ar-Ge’den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atanırken, 2016-2018 yılları arasında Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım hükümetlerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Hollanda’ya sınır dışı edilmesi ise, bu karmaşık hikayeye yeni bir boyut katıyor.
En ilginç detay ise 2026 yılında Kocasıyla birlikte Özata Denizcilik işletmelerinin yalan hisselerine 163 milyon TL yatırması ve kısa süre sonra hisselerini satması. Bu işlemler, özellikle Türkiye uzantılı hesaplardan yapılan 4 adet EFT ile gerçekleştirilmiş olması ve fonlara el konulmadan kısa bir süre önce yapılması, şüpheli bir durum yaratıyor. Bu durum, bürokratik ve siyasi sistemde “gücü elinde bulunduranların elde ettiği olağanüstü ayrıcalıkların” ve liyakat tartışmalarının tam merkezinde yer alıyor. Bu hikaye, Türkiye’nin siyasi sistemindeki bazı çarpıklıkları ve etik sınırların ne kadar kolay aşılabilindiğini sorgularken, okuyucuya düşündürücü bir yolculuk sunuyor.”}p>