Üniversite yönetimlerinin mali süreçlerindeki hassasiyetin ne kadar önemli olduğunu gösteren çarpıcı bir durum İzmir Demokrasi Üniversitesi’nde ortaya çıktı. Sayıştay’ın gerçekleştirdiği denetim raporunda, üniversitenin kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair önemli eksiklikler ve usulsüzlükler tespit edildi. Rapor, özellikle doğrudan temin yönteminin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı, bütçe kaynaklarının nasıl harcandığı ve varlıkların nasıl yönetildiği konularında ciddi şüpheler uyandırıyor.

Raporda, mal alımlarının kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı vurgulanıyor. Bu yaklaşım, 2025 yılı için belirlenen 800 bin 366 Türk Lirasını aşan ihtiyaçların karşılanmasında ciddi sorunlara yol açmış. Örneğin, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi için yapılan 794 bin 550, 793 bin 470 ve 765 bin 400 liralık diş malzemesi alımları, eşik değerin üzerine çıkarak yasal süreçlere aykırılık yaratmış. Bu durum, kamu kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ancak bu sadece bir örnek değil. Rapor, AB kaynaklarından gelen kurumsal destek hibesinin öğrenci ve personel hareketliliği ile ilgisi bulunmayan harcamalarda kullanıldığını ortaya koyuyor. Yemek ve konaklama giderleri, öğrenci ve personel hareketliliğini desteklemek yerine, bu hibe kaynaklarının amacından sapmasına neden olmuş. Ayrıca, taşınır çıkış işlemlerinde yaşanan usulsüzlükler de büyük bir endişe yaratıyor. 34 milyon 855 bin 415 liralık tüketim malzemesinin toplu bir şekilde ambar kayıtlarından çıkışının yapılması, malzemelerin nereye ve nasıl kullanıldığına dair hiçbir bilgiye sahip olmamak anlamına geliyor. Bu durum, kaynakların nasıl harcandığını takip etme ve denetleme mekanizmalarının yetersiz olduğunu gösteriyor.