Küresel ısınmanın en görünür sonuçlarından biri olan okyanuslar, bilim insanları tarafından giderek daha fazla endişe kaynağı oluşturuyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, okyanusların insanlığın enerji tüketiminin 18 katı kadar ısıyı emdiğini ve bu durumun küresel iklim sisteminde önemli bir yük oluşturduğunu vurguladı. Deniz yüzey sıcaklıklarındaki rekor seviyedeki artış, kutuplar hariç okyanusların %80'inde sıcaklık artışının gözlemlenmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle Akdeniz, Marmara, Karadeniz ve Ege bölgelerinde belirgin sıcaklık artışlarıyla kendini gösteriyor.

Salihoğlu, okyanusların sadece ısınmadığını, aynı zamanda asitlenme ve oksijen seviyesinin düşmesi gibi ciddi sorunlar yaşamasına da dikkat çekti. Sanayi Devrimi'nden beri okyanus yüzeyinin pH değeri 0,1 birim düşmüş, bu da yaklaşık %30'luk asitlik artışına denk geliyor. Bu durum, deniz canlılarının yaşamını tehdit eden bir faktör haline gelmiş durumda. Ayrıca, deniz seviyesindeki yükselme hızı son 10 yılda yılda 5 milimetreye yükselmiş olup, bu oran giderek artmaktadır. Bu durum, kutuplar hariç okyanusların %90'ında yılda en az bir sıcak deniz dalgası görülmesine yol açıyor ve mercan beyazlaması, balık ölümleri ve ekosistem çöküşleri gibi felaketlere zemin hazırlıyor.

Bu durum, sadece deniz canlıları için değil, aynı zamanda insanlığın kıyı bölgelerindeki yaşamını ve ekonomisini de tehdit ediyor. Turizm, balıkçılık, biyoteknoloji, enerji ve taşımacılık gibi sektörler doğrudan deniz sıcaklıklarındaki artış ve deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle risk altında. Deniz sıcaklıklarındaki değişimler, balıkların dağılımını ve göç yollarını etkileyerek balık stoklarının geleceğine dair tahminleri daha da zorlaştırıyor ve balıkçılık sektöründe öngörülebilirliğin azalmasına neden oluyor. Bu durum, kıyı bölgelerindeki insanların geçim kaynaklarını ve yaşam tarzlarını derinden etkileyebiliyor.

ODTÜ İklim Merkezi’nden Prof. Dr. Barış Salihoğlu, bu tür olayların sadece bir anormallik olmadığını, küresel ısınmanın uzun vadeli bir sonucu olduğunu ve bu durumun önlenmesi için acil tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Okyanus ve kıyı çözümlerinin iklim taahhütlerinde yer alması gerektiği ve bu konuda farkındalık yaratılması gerektiği belirtildi.”}Peki, bu tehlikeli durumun önüne geçmek için ne yapılmalı? Bilim insanları, sera gazı emisyonlarını azaltmak, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve deniz ekosistemlerini koruma projelerine yatırım yapmak gibi kapsamlı çözümler öneriyorlar.