Türkiye’nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe bu yılın ilk dokuz ayında 2,5 milyar doların üzerine çıkan ihracat, küresel ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin yarattığı zorluklara rağmen dikkat çekici bir başarı hikayesi oluşturuyor. Karadeniz’deki artan gerginlikler, hammadde tedarik zincirlerini olumsuz etkilerken, navlun maliyetlerinde de önemli artışlar yaşanıyor. Ancak sektör, bu ikili baskıyla başa çıkarak ihracat hedeflerine ulaşma konusunda kararlı.
Sektör, küresel tedarik ağlarında yaşanan aksaklıklar ve limanlardaki yoğunluk gibi sorunlar nedeniyle hammaddeye erişimde zorluklar yaşıyor. Buna paralel olarak, Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki güvenlik riskleri, deniz yolu taşımacılığını pahalılıklara mahkup ediyor. Bu durum, sektörün rekabetçi fiyatlarla ürünlerini hedef pazarlara ulaştırma kapasitesini doğrudan etkiliyor. Ancak sektör temsilcileri, bu zorlu koşulların üstesinden gelmek için çeşitli stratejiler geliştiriyor.
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı pazar çeşitliliğini artırarak ihracatını desteklediğini vurguluyor. ABD, Afrika ve Orta Doğu gibi uzak pazarlara yönelik ihracatta önemli artışlar kaydedilirken, Cibuti, Somali, Sudan, Umman ve Nijer gibi yeni pazarlara açılma çalışmaları da yoğunlaştırılıyor. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) satış sezonunu öne çekmesi, hammadde tedarikindeki belirsizlikleri azaltarak sektörün güvenini artırıyor.
Sektör, yıl sonuna kadar ABD ve Afrika gibi uzak pazarlardaki ihracatını daha da artırmayı ve komşu ülkelere yönelik kara yolu lojistik avantajlarını daha etkin kullanmayı hedefliyor. Bu stratejik hamlelerle, sektör hem küresel krizlerin etkilerini azaltacak hem de ihracat hedeflerine ulaşarak Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacak.”}”ç