Yapay zeka, insan sağlığında yeni bir dönüm noktası yaratıyor. Güney Kore’deki Seul Ulusal Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, gözün arka tabakasını analiz eden yapay zeka destekli bir retina tarama sistemi geliştirerek, bireylerin biyolojik yaşlanma hızını ve gizli sistemik hastalıklarını, geleneksel yöntemlerden çok daha erken bir aşamada tespit etme imkanı sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, tıbbi teşhislerin geleceğini değiştirme potansiyeline sahip.

Araştırma ekibi, yaklaşık 30 bin retina taraması ile eğitilmiş bir yapay zeka modelini kullanarak, 15 bin farklı göz taramasında test etti. Sonuçlar, modelin kişilerin gerçek yaşlarını, ortalama 2,5 ila 2,7 yıl arasında doğru bir hata payıyla tahmin edebildiğini gösteriyor. Bu, sadece bir tahmin değil, aynı zamanda bireyin vücudunun yaşlanma sürecini ve potansiyel sağlık risklerini değerlendirme konusunda değerli bir araç sunuyor.

Çalışma, ‘Retina Yaş Farkı’ adı verilen yeni bir kavramı ortaya koydu. Bu değer, kişinin takvim yaşı ile gözün gösterdiği biyolojik yaş arasındaki farkı ölçerek, yaşam tarzı alışkanlıklarının ve kronik hastalıkların retinaya etkisini ortaya koyuyor. Veriler, diyabet hastalarının retinasının takvim yaşından ortalama 2,52 yıl daha yaşlı olduğunu, sigara kullanımının retinaya yaklaşık yarım yıl, sarı nokta hastalığının ise 0,6 yıl fazladan biyolojik yaş eklediğini açıkça ortaya koydu. Bu bulgular, sağlıklı yaşam tarzı seçimlerinin göz sağlığı üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, retinanın damar yapısının, beyin ve kalp-damar sistemiyle doğrudan bağlantılı bir doku olduğunu vurgulayarak, bu tarama teknolojisinin rutin göz muayenelerine entegre edilebileceğini belirtiyor. Göz dibi incelemelerinin sadece görme bozukluklarını değil, aynı zamanda vücuttaki erken yaşlanmayı, kardiyovasküler riskleri ve henüz klinik belirti göstermemiş sistemik iç hastalıklarını erkenden teşhis etmede kritik bir biyolojik gösterge işlevi göreceği öngörülüyor. Bu sayede, erken teşhis ve tedavi imkanı sunularak, bireylerin yaşam kalitesi artırılabilir ve sağlık harcamaları optimize edilebilir.