AK Parti Genel Sekreteri Ömer Çelik, son dönemde yaşanan iddialar ve ilgili soruşturmalarla alakalı önemli bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Çelik, açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı'nın ‘Hata yapan her kim olursa olsun, sorumluluğu üstlenecektir’ yaklaşımının, bu süreç boyunca rehberlik edici bir unsur olarak görev yaptığını vurguladı. Milletin güvenine ve sorumluluğuna dair herhangi bir taviz verilmeyeceğinin altını çizdi. İlgili iddialarla ilgili tüm denetim mekanizmaları, görevlerini eksiksiz yerine getirmeye devam edecek ve gerekli adımlar sonrasında net bir değerlendirme sunulacaktır.
Çelik, olumsuz etkilenen kişilerin durumlarının detaylı bir şekilde incelendiğini ve bu değerlendirme sonucunda ilgili kurumlar tarafından yapılacak çalışmaların da kamuoyuna duyurulacağını ifade etti. Türk ekonomisinin, bu tür olumsuzluklardan etkilenmediği ve sistemik bir risk oluşturmadığına dikkat çekerek, sorumluların hesap verebilirliğinin sağlanacağını belirtti. Bu durumun tekrarlanmaması için alınacak önlemlerle ilgili çalışmaların da başlatıldığını duyurdu. Ekonomik istikrarın korunması ve kamu güveninin sağlanması öncelikli hedefler olarak kabul edilmektedir.
Açıklamanın önemli bir bölümüne, parti içindeki bir üyenin, MYK (Millî İstihbarat Kurumu) ve MKYK (Milli Güvenlik Kurulu) üyeliği görevlerinden affını talep etmesi ve bu talebin Cumhurbaşkanlığı tarafından kabul edilmesi yer aldı. Bu durum, parti yapısında bir değişikliğe işaret ediyor. Fatma Betül Hanım'ın, şu anda MYK ve MKYK'nın üyesi olmadığına vurgu yapıldı. Bu karar, partinin iç dinamiklerinde ve stratejik hedeflerinde bir yönelimin habercisi olabilir.
Ayrıca, Çelik, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yaptığı konuşmayı da eleştirerek, bu konuşmanın ‘barış için en büyük bela’ olduğunu savundu. Netanyahu'nun, İsrail tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri hakkında yaptığı açıklamaların, BM kürsüsünde yapılması ve bu kürsüden ‘katliam propagandası’ yapılması, uluslararası toplum tarafından kınanması gerektiğini belirtti. Bu durum, uluslararası arenadaki Türkiye'nin duruşunu ve İsrail ile ilgili eleştirilerin yoğunluğuna dikkat çekmektedir.