Türkiye’nin tarihi mirasına sahip çıkma konusunda atılan adımlar tartışma yaratmaya devam ediyor. Haydarpaşa Dayanışması, Haydarpaşa Garı’nın restorasyon sürecinde ortaya çıkan şaşırtıcı detaylarla birlikte, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a yönelik ciddi eleştirilerde bulundu. Garın temelinde yer alan, restorasyon çalışmalarının merkezinde yer alan ahşap kazıkların kaybolması, kamuoyunda büyük bir merak uyandırdı ve Dayanışma Grubu’nun açıklamaları, konunun ardındaki şeffaflık eksikliğine dikkat çekti.
Basın açıklaması sırasında Berlin’de gerçekleşen bir etkinlikte, Sol Partili Elif Eralp’e destek pankartı açan Haydarpaşa Dayanışması, kamuoyunun bilgilendirilme hakkının önemini vurguladı. BTS Hukuk Müşaviri Hasan Bektaş tarafından okunarak duyurulan açıklamada, bakanlık açıklamalarının yeterli şeffaflık içermediği ve kamuoyunun hakkının askıya alındığı savunuldu. Dayanışma Grubu, bilginin sadece bir ayrıcalık değil, her vatandaşın hakkı olduğunu vurgulayarak, konunun tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Açıklamanın merkezinde, bakanlığın 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasına dayanarak ortaya koyduğu veriler yer alıyordu: Garın yapımında kullanılan yaklaşık 1.000 ahşap kazıktan sadece 200’ünün günümüzde tespit edilebildiği, geri kalan 800 kazığın ise yerini bulamadığı. Bu durum, Dayanışma Grubu’nun “Jeoradarda görülmeyen 800 kazığın yok olduğu nasıl kanıtlandı?” sorusunu gündeme getirdi. Bu, sadece bir sayının farklılık göstermesi değil, aynı zamanda restorasyon sürecindeki potansiyel sorunların ve eksikliklerin de işaretçisi olarak görülüyor.
Dayanışma Grubu, bu durumun bilimsel yöntemlerle kanıtlanması gerektiğini ve bakanlığın bu konudaki verileri kamuoyuyla paylaşması gerektiğini savundu. Ayrıca, geçmişte farklı rakamların ortaya atıldığını (2016'da 381 kazık, 2025'te 1.700 kazık) hatırlatarak, bu farklılıkların bilimsel belgelerle açıklanmasını talep etti. Garın temelinde bulunan kazıkların sayısının (1.000, 1.700 veya 381) belirlenmesi ve bu rakamlar arasındaki farkın bilimsel olarak açıklanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, bakanlığın Haydarpaşa zemininin gevşek, suya doygun ve sıvılaşabilir özellikte olduğunu belirtmesi, mühendislik açısından risklerin araştırılması gerektiğini, ancak kazıkların %80’inin yok olmasıyla bu risklerin doğrudan bir ilişkide bulunulmasının kabul edilemez olduğunu da vurgulandı. ‘Şu an yapılan baştan beri yapılan hataları kılıfına uydurma söylemidir’ eleştirisiyle, bakanlığın açıklamalarının gerçeklikle bağdaşmadığı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu savunuldu.”}p>