Antakya’nın kalbinde, 6 Şubat’ın acı hatıraları arasında, Alya Uçar Apartmanı’nın çöküşü, 14 masum insanın hayatını sonlandırdı. Bu trajik olay, sadece bir binanın yıkımını değil, aynı zamanda yapı denetim sistemlerinin ve sorumlulukların sorgulanmasına zemin hazırladı. Mahkeme, uzun süren incelemelerin ardından, binanın çöküşünde doğrudan rol oynadığı değerlendirilen iki önemli ismin, yapı denetçisi Mustafa Akıncı ve uygulama denetçisi Raşit Akyurt’un, ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan soruşturulmasına karar verdi.

Dava sürecinde, tutuklu sanık bulunmamasına rağmen, bilirkişi heyetinin raporu, sorumluluğun sadece inşaat ekibinin üyelerinde değil, yapı denetim kuruluşlarının temsilcilerinde de olduğunu ortaya koydu. Bu durum, depremde yaşamını yitirenlerin aileleri için büyük bir moral kaynağı oldu. Aileler, uzun süren yargılama sürecinin sonunda, en azından sorumluların adının açıklanmasının, adaletin tecelli etmesinin ilk adımı olduğunu düşünüyor. Ancak, sürecin henüz tamamlanmadığı ve yeni bilirkişi raporu talepleriyle devam edebileceği gerçeği, umutsuzluk ve belirsizlik duygularını da beraberinde getiriyor.

6. celse, depremde yakınlarını kaybedenlerin ve avukatların katılımıyla gerçekleşti. Alev Demirok gibi, 11 yaşındaki oğlunu kaybetmenin acısını yaşayan aileler, bilirkişi raporunun sanıkları sorumlu tuttuğunu ve dosyanın karara ulaşmasını talep ettiğini dile getirdi. Müşteki avukatı Veysel Görücü, bilirkişi raporunda sanıkların kusurlu olduğunun açıkça tespit edildiğini vurgulayarak, dava dışı yapı denetçileri hakkında resmi bir suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Bu talep, adaletin yerini bulma ve sorumluların hesap vermesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Mahkeme heyeti, bilirkişi raporunda tespit edilen sorumluluklar doğrultusunda, Mustafa Akıncı ve Raşit Akyurt hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ayrıca, yeni bilirkişi raporu taleplerinin giderilmesine karar verdi ve bilirkişilerin duruşmada dinlenmesi talebinin reddedilmesiyle, davanın 17 Aralık’ta görülecek bir sonraki celsesine kadar uzatılması sağlandı. Bu gelişme, adaletin tecelli etme sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor, ancak sürecin henüz bitmediği ve yeni gelişmelerin yaşanabileceği ihtimali devam ediyor.