Akdeniz ilçesi'nde, 2 Şubat 2026'da yaşananlar, hafızalara kazınacak bir felaket olarak tarihe geçti. Yeşil ışığın beklendiği yaya geçidinde, Kübra Güney, Büşra Güney, Serdil Atak ve Necla Öztürk kardeşler ve teyzelerinin hayatları, bir anlık bir hatanın sonucuyla sonsuza dek kesintiye uğradı. Bu trajik olay, sadece aile için değil, tüm toplumu derinden sarstı ve kontrolsüzlüğün ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın faili, uzman psikolog M.K., aracını kullanırken ani bir tepki göstererek orta refüjde ilerleyen araçları hedef aldı. 30 kilometre ile gitmesi gereken bir noktaya ulaşmak için 149 kilometre hızlanarak ilerlemiş, bu da çocuklarımızın hayatlarını sonlandırmasına doğrudan neden oldu. Savcılığın hazırladığı iddianameye göre, sanığın davranışları, yalnızca bir kazadan ibaret değil, aynı zamanda bilinçli ve kasıtlı bir cinayet girişimi olarak değerlendiriliyor. Ailelerin avukatları, sanığın cezalarının en ağır seviyede olması için tüm hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerdir.
Duruşmanın ikinci aşaması 29 Eylül'de gerçekleşecek. Gözyaşılar içinde, aileler sanığın suçunu kabul ediyor ve adalete güveniyor. Anne Hatice Güney Atak, sanığın kazadan sonra “Arabam yeniydi” diye sürekli sayıkladığı ve çocuklarının yerde yatarken bu ifadelerle ağladığı bilgisini paylaştı. Bu durum, sanığın pişmanlık duygusunun samimi olup olmadığını sorgulamaya yol açarken, ailenin acısını da kat ve kat artırmaktadır. Savcılık, sanığın ‘kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep edecek ve jüri heyeti, delilleri inceleyerek bir karar verecektir.
<Veysel Atak, Serdil Atak’ın babası olarak, “Adil bir karar olsun” diyerek adalete olan umudunu dile getirdi. Olay, trafik güvenliğine ve sürücülerin sorumluluk bilincine dikkat çekmek için bir uyarı niteliği taşıyor. Bu acı olay, hepimize bir ders niteliğinde olup, benzer trajedilerin yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.