Bursa'nın Osmangazi ilçesinde, adeta bir dehşet hikayesi yaşandı. 60 yaşındaki Cüneyt Taşkıran, 63 yaşındaki ablası Çiğdem Alay'ı şiddet uygularken gördü ve onu etkisiz hale getirmek için harekete geçti. Ancak bu vahşi eylemin ardından yaşananlar, 3 gün boyunca aynı evde yaralı anne ve dayının cesediyle kalmalarını sağladı. Olay, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle sonuçlandı ve toplumda büyük bir endişe yarattı.
Olayın başlangıcı, Taşkıran'ın, Alay ailesiyle birlikte içki içtikleri sırada, Alay'ın annesine yönelik şiddetine müdahale etmesiyle başladı. İki kardeş arasında yaşanan tartışma, kısa sürede şiddete dönüşerek Taşkıran'ın Alay'ı ölümüne saplandırdığı ortaya çıktı. Olayın ardından, Alay, yaralı annesi ve dayısının cesediyle birlikte evinde 3 gün boyunca kaldı. Bu süre zarfında, herhangi bir yardım talebinde bulunmadı ve polisin dikkatini çekmedi. Ancak taksi durağına giderek durumu bildiren ifadeleri, güvenlik güçlerinin harekete geçmesine neden oldu.
Mahalledeki taksi şoförlerinin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Taşkıran'ın mutfak kapısının önünde hareketsiz halde bulunan cesedini tespit etti. Daha sonra ambulansla hastaneye kaldırılan Alay, tedavi altına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Erdem Alay gözaltına alındı. Ancak Alay, suçunu kabul etmediği ve 12 gündür evde olmadığı iddiasında bulundu. Ancak daha önce de annesine şiddet uyguladığı gerekçesiyle tutuklanan Alay'ın geçmişi, olayın ardındaki karmaşık motivasyonları anlamada önemli bir ipucu sunuyor.
Olay, aynı zamanda Taşkıran'ın mehter takımı görevlerinde bateri ve davul çalarken çekilmiş görüntülerini de gün yüzüne çıkardı. Bu görüntüler, Taşkıran'ın müzik tutkusunu ve aynı zamanda hayatının zorluklarıyla nasıl başa çıktığını gösteriyor. Cinayet soruşturması devam ederken, Bursa halkı bu şok edici olayın ardından, şiddetin sonuçları ve toplumsal sorumluluklar konusunda yeniden düşünmeye çağrıldı. Ayrıca, madde bağımlılığı ve şiddet arasındaki ilişki de dikkat çekici bir şekilde ön plana çıkıyor.