Ekonomik piyasalarda yaşanan karmaşık gelişmeler, yatırım fonlarının tasfiye sürecinde yatırımcı davranışlarını da yakından takip ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı kapsamlı soruşturma, fonlardaki hareketleri mercek altına alırken, özellikle kriz öncesi yaşanan büyük çıkışları sorgulamaya açtı. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri üzerinden yapılan detaylı analizler, içeriden alınan bilgilere eklenerek şüphelilerin küçük yatırımcıları risk altında bırakarak kriz anında kaçış yapmalarını ortaya koyuyor.
SPK’nın başlattığı tasfiye sürecinde dikkatler, 131 fon arasında en çok yatırımcıya sahip olanlara yöneldi. Nisan ayından itibaren yaşanan ve 228.3 milyar lira, 62.6 milyar lira, 9.9 milyar lira gibi devasa miktarlardaki portföy çıkışları, kriz öncesi yatırımcıların panik satışlarını yansıtıyor. Bu durum, özellikle Pusula Portföy’ün öncülüğünde başlayan sermaye çıkış dalgasının boyutunu ortaya koyarken, yatırımcılar arasında büyük bir güvamsızlık yaratıyor. Bu süreçte, fonlardan yapılan çekilmeler, yatırımcıların risk yönetimi stratejilerini sorgulamasına neden oluyor.
Nisandan itibaren kaydedilen hareketlerde, Pusula İkinci Hisse Senedi Serbest Fonu’ndan (PHN) yapılan 6.3 milyar lira, 4.3 milyar lira, 2.2 milyar lira ve 2.4 milyar lira gibi çekilmeler dikkat çekiyor. Kuzey Hisse Senedi Serbest Fonu’nda (PKZ) ise 13.4 milyar lira, 2 milyar lira ve 3.8 milyar liralık çıkışlar yaşanırken, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu’nda (PHE) ağustosta 37.1 milyar lira ve Pusula Portföy Birinci Değişken Fon’da (PBR) aynı ayda 27 milyar liralık çekilmeler büyük endişe yaratıyor. Ayrıca, Pusula Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest Fonu’ndan (PCS) eylül ayında 5.2 milyar lira çekilirken, Tera Portföy Birinci Serbest Fon’da (TLY) eylül ayında yaşanan 59.8 milyar liralık çıkışın büyük bir kısmı sadece 1-2 Eylül tarihlerinde gerçekleşmişti.
Bu durum, yatırımcıların fon seçimlerinde daha dikkatli olmaları ve risk toleranslarını gözden geçirmeleri gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda, fon yöneticilerinin de yatırımcı güvenini koruyarak şeffaf bir şekilde piyasa koşullarını değerlendirmeleri büyük önem taşıyor. MKK verilerindeki bu hareketler, yetkililerin fon piyasasını daha yakından incelemesi ve yatırımcıları koruyucu önlemler alması için bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Gelişmeler yakından takip edilerek, piyasadaki risklerin azaltılması ve yatırımcıların korunması için gerekli adımlar atılmalıdır.”} [{