Üst düzey bir denetim heyetinin Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nin faaliyetlerini incelemesi, beklenmedik sonuçlara yol açtı. Sayıştay'ın hazırladığı 2025 yılı raporları, üniversitenin mali yönetiminde ve alım süreçlerinde ciddi açıkları gözler önüne serdi. Rapor, 2025 yılı içerisinde döner sermaye işletmesinin 2 milyar 168 milyon TL gelir elde ederken, 3 milyar 24 milyon TL’lik giderlerle 856 milyon 428 bin TL zarar açıkladığını gösteriyor. Bu durum, üniversitenin finansal sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Denetim, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (SURM) yapılan doğrudan temin süreçlerinde de çarpıcı bulgulara işaret ediyor. Sayıştay, SURM’de önceden öngörülebilir ve açık ihale yöntemiyle karşılanması gereken bazı ihtiyaçların, doğrudan temin sınırının altında kalacak şekilde parçalanarak değerlendirildiğini tespit etti. Aynı zamanda, alım kararlarının aynı veya yakın tarihlerde, aynı yüklenicilerden yapılması, “satın alma pratiği” haline gelmiş görünüyordu. Üniversite yönetimi, deprem sonrası yaşanan zorluklar ve Devlet Malzeme Ofisi Sağlık Market’teki gecikmelerini gerekçe gösterse de, Sayıştay bu uygulamaları ciddi bir risk olarak değerlendirdi.

Ek olarak, Tam Otomatik Kemoterapi İlaç Hazırlama ve Uygulama Sistemi’nde yaşanan tutarsızlıklar da dikkat çekti. Hastane Bilgi Yönetim Sistemi’nde (HBYS) Ekim ayında 431 ilaç hazırlanmış görünürken, yüklenicinin ödeme için sunduğu belgelerde sayı 397 olarak yer alıyordu. Bu durum, üniversitenin HBYS ile yüklenici kayıtları arasında çapraz kontrol mekanizması kurarak çözüme kavuşturduğu bir durum oluşturdu. Bu tür hataların, mali hesaplamalarda ve denetim süreçlerinde ciddi sorunlara yol açabileceği vurgulandı.

Raporun en dikkat çekici noktalarından biri ise Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’ndeki 575 çalışanın, yasal zorunluluklara rağmen mesleki sigorta yaptırmamış olmasıydı. Bu, 530 çalışanın, tıbbi kötü uygulamaya karşı mali sorumluluk sigortası yaptırmamasıyla sonuçlandı. Ayrıca, öğretim elemanlarına yapılan döner sermaye ek ödemelerinde yeterli kontrol mekanizmasının bulunmaması da raporun önemli bir eleştirisi olarak yer aldı. Bu bulgular, üniversitenin mali yönetimindeki ve personel sigortasyonu konusundaki eksiklikleri ortaya koyarak, daha kapsamlı bir denetim ve reform sürecinin başlatılması gerektiğini gösteriyor.