Kayseri’nin eşsiz topraklarında, geleneksel beklentilerin ötesinde bir başarı hikayesi yazılıyor! Mustafa Demir isimli bir girişimci, safran yetiştiriciliğine dair uzun yıllardır süren inançlara meydan okuyarak, kilogram başına 900 bin TL, gram başına ise 900 TL’ye ulaşan bir hasat gerçekleştirdi. Bu durum, safranın değerini ve Türkiye’nin tarımsal üretimindeki potansiyelini bir kez daha vurguluyor.

Demir, safrana olan ilgisinin, üniversite yıllarında yüksek lisans yaptığı dönemde okuduğu bir makaleden başladığını anlatıyor. Uzun yıllar boyunca bu alanda yaptığı detaylı araştırmalar sonucunda, Kayseri’nin iklim koşullarının safran yetiştiriciliği için uygun olmadığını savunan yaygın kanaate karşı bir duruş sergilemeye karar verdi. Açık arazilerde denemeler yaparak, verim elde ettiğini gördü ve bu durum, safranın Anadolu’da antik çağlardan beri yetiştirilen bir ürün olduğunu gösteren tarihi kayıtlarla desteklendi. Bu önemli bulgular, safran yetiştiriciliğinin Kayseri’de mümkün olabileceğine dair inancını pekiştirdi.

Günümüzde, iklim krizi ve doğal afetler gibi faktörler, tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Demir, bu zorlu koşullara karşı kapalı üretim modelini tercih ederek, iklim şartlarının yanı sıra toprak zararlılarıyla mücadelede de avantaj sağlıyor. Kapalı ortamda, ışık ve sıcaklık kontrolü yapılarak, çiçeklerin filizlenme ve büyüme dönemleri hassas bir şekilde yönetilebiliyor. Bu sayede, hasat zamanı daha kolay belirleniyor ve ürünün kalitesi artırılıyor. Demir’in 15 bin soğanı yetiştirebildiği açık alanda, 2 bin metrekarelik bir araziye ihtiyaç duyacağını ve yaklaşık 30 kişinin çalıştırılması gerektiğini belirtmesi, kapalı üretim modelinin verimliliği hakkında önemli bir fikir veriyor.

Safran, sadece ekonomik değeri yüksek bir bitki olmakla kalmıyor, aynı zamanda yüzyıllardır şifa özelliği olarak kabul ediliyor. Antik çağlardan günümüze kadar hastaların tedavisinde kullanılan safran, kanser, gözdeki sarı noktalar, şeker ve diyabet gibi birçok hastalığa karşı etkili olduğu biliniyor. Özellikle antidepresan ilaçlarının özünde bulunan safran, depresyon, kaygı bozuklukları ve anksiyete gibi ruhsal sorunların tedavisinde önemli bir rol oynuyor. Türkiye’de safran üretimi oldukça sınırlı olsa da (Tarım ve Orman Bakanlığının kayıtlarına göre ortalama 100 kilo), Demir’in Kayseri’de gerçekleştirdiği bu ilk hasat, safran yetiştiriciliğinin potansiyelini ortaya koyuyor. İran, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerdeki yüksek üretim rakamları, Türkiye’nin de bu alanda daha fazla yatırım yapması gerektiğini gösteriyor.