Bilim dünyasının önde gelen yayınlarından Global Change Biology Communications’ta yayımlanan çarpıcı bir bulgu, uzun yıllardır göz ardı edilen bir gerçeği ortaya koyuyor: Asırlık geleneksel hayvancılık uygulamaları, modern çevre koruma projelerinin başarısızlığının altında yatan nedenleri çözebilir. Bu kapsamlı araştırma, doğanın kendi kendini yenileme gücünü kullanarak, iklim değişikliğiyle mücadelede beklenmedik bir çözüm sunuyor.
İzlanda Üniversitesi, İsveç Tarım Bilimleri Üniversitesi ve Lancaster Üniversitesi’nden uzman bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışma, Kuzey Avrupa’nın en zengin mera alanlarını mercek altına aldı. 80 yıllık bir dönem boyunca, hayvan girmesine izin verilmemiş 34 farklı bölge, bilim insanları tarafından detaylı bir şekilde analiz edildi. Bu bölgeler, ya geleneksel yöntemlerle otlanan koyun ve atlar tarafından sürdürüldü, ya da onlarca yıl boyunca tamamen doğal süreçlere bırakıldı.
Araştırmanın sonuçları, uzun süredir savunulan ‘hayvansız bir dünya daha temiz olacak’ teorisini sarsıcı bir şekilde deşifre etti. Toprağın sağlığı, karbon dengesi ve bitki örtüsünün canlılığı açısından bakıldığında, hayvanların meralarda serbestçe dolaşmasının, ekosistem için hayati önem taşıdığı belirlendi. Hayvanların otladığı alanlarda, toprak karbonu muazzam bir oranda artarken, hayvan gübresi ve idrarı sayesinde toprağın besin değeri de yükseldi.