Giresun’un kıyı bölgelerindeki fındık üreticileri, son zamanlarda yaşanan olağan dışı yağışlar nedeniyle karşılaştıkları önemli bir soruna çözüm arayışına girdiler. Uzun süren nemli hava koşulları, fındıkların doğal kuruma sürecini ciddi şekilde geciktirmiş, hasat planlarını da aksatmıştı. Ancak bu zorlu koşullara rağmen, üreticiler yaratıcı bir yaklaşımla, fındıklarını daha hızlı kurutabilmek için kilometrelerce uzaklara yönlendirdiler.
Sahil bölgelerindeki fındıkların kuruma süresi, yağışların etkisini ortadan kaldırması için neredeyse imkansız hale gelmişti. Bu durum, üreticilerin işlerini zamanında tamamlayamamasına neden oluyordu. Ancak, bu zorluğun üstesinden gelmek için üreticiler, güneş ışığının daha yoğun olduğu iç ilçeleri hedeflediler. Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk gibi bölgeler, fındıkların daha kısa sürede kurumasını sağlayan ideal koşulları sunuyordu.
Bu strateji, özellikle Şebinkarahisar’a taşınan fındıklar için büyük bir avantaj yarattı. Burada, kuruma süresi yaklaşık iki güne kadar kısalmış, üreticiler için önemli bir zaman tasarrufu sağlanmıştı. Sahilde bir haftayı bulabilen, hatta bazı durumlarda on günü aşabilen kuruma süresi, iç bölgelerde ise minimumda kalmıştı. Üreticiler, bu durumdan memnuniyet duyarak, “Güneş burada daha güçlü. Sahilde günlerce kurutamadığımız fındığı burada yaklaşık iki günde kurutabiliyoruz” şeklinde ifadelerle bu yeni stratejinin etkinliğini vurguladılar.
Bu yenilikçi yaklaşım, yol kenarlarına ve kurutmaya uygun alanlara serilen fındıkların dikkat çekici görüntüsüyle de gözler önüne serildi. Dronlarla havadan çekilen görüntüler, üreticilerin güneşli havadan yararlanarak sürdürdüğü yoğun kurutma mesaisini ve bu süreçte yol boyunca uzanan fındık harmanlarını da gözler önüne seren etkileyici bir tablo oluşturdu. Bu durum, Giresun’un fındık üretimindeki adaptasyon yeteneğinin ve üreticilerinin çözüm odaklı yaklaşımlarının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.