Ebü Şallı, hayatın en zorlu sınavlarından birini veren, kalbindeki çocukla olan bağını asla koparmayan bir anne. Pars’ın doğum gününde, sosyal medya aracılığıyla bir mektup yazdı; bu mektup, sadece bir özlem ifadesi değil, aynı zamanda umut ve dayanışma çağrısıydı. Oğluyla birlikte çekilmiş fotoğrafları, hafızalarda derin bir iz bırakan, tarifsiz bir acının ve sonsuz sevginin birleşimiydi.
Gönderisinde, ‘Kalbim, Ponçiğim 1 yıl daha sensiz geçti… Ben seninleyim canım oğlum hep’ diyerek, kaybettiği evladına olan bağlılığını ve onu asla unutmadığını vurguladı. Bu duygusal paylaşım, Demet Şener, Pınar Altuğ ve Güzide Duran gibi tanınmış isimlerin destek mesajlarıyla yankılandı. Bu destek, yalnızca Şallı’ya değil, tüm evlatlarını kaybeden ailelere bir umut ışığı oldu.
Paylaşımında, oğluna duyduğu özlemi tarif edilemez bir dille ifade etti: ‘Çok özlüyorum çok, tarifi yok. Bugün tek dileğim bu gece onu rüyamda göreyim. Lütfen çocuklar ölmesin artık, çok çok üzgünüm.’ Bu sözler, sadece bir annenin değil, tüm insanlığın ortak acısını ve geleceğe dair umutsuzluğunu yansıtıyordu. Daha önce konuk olduğu bir programda, evlat acısıyla başa çıkma sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulunan Şallı, toplumsal sorumluluk bilincini de göz önünde bulundurarak, annelere destek olmanın önemini vurgulamıştı.
‘Bunu yaşayan tek anne baba bizler değiliz. Ama göz önünde biri olduğum için, bunu yaşayan annelere iyi örnek olmam gerekiyor. Kendilerini bırakmamalılar, çünkü hiçbir şey çocuklarını onlara geri getirmeyecek. Ben de bir evladım, benim de bir ailem var ve onları üzmeye hakkım yok. Evet, o acıyı sonuna kadar yaşadım, yaşamaya da devam edeceğim. Bazen bana mesaj atan annelere şunu diyorum; işinize, eşinize, ailenize sarılın. Çalışın, oyalanın, üretin. Hayattan kopmayın.’ Bu düşünceler, acıyla başa çıkmanın yollarını gösterirken, hayatın devam etmesinin ve umudun asla kaybolmamasının önemini hatırlatıyordu.