Alman enerji devi Nordex Group, Türkiye'deki rüzgar enerjisi yatırımlarını hızla artırarak, küresel enerji manzarasında önemli bir oyuncu haline geliyor. Şirketin Türkiye'deki operasyonu, yıllık ürün ve ekipman tedariki ile birlikte 1 milyar Euro'luk bir değere ulaşmış durumda. Bu, yalnızca bölgedeki rüzgar enerjisi potansiyelini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Nordex'in küresel üretim ve dağıtım stratejisinin kritik bir parçası olarak da öne çıkıyor.

2026 yılına kadar planlanan 70 milyon Euro'luk bir yatırımın tamamı, şirketin kendi kaynaklarıyla karşılanacak. Nordex, bugüne kadar kredi veya devlet teşviklerinden herhangi bir destek almamış, bu da şirketin Türkiye'deki uzun vadeli taahhüdünü ve stratejik vizyonunu gösteriyor. Şirket, gelecekteki yatırımlarda teşvik mekanizmalarını da değerlendirmeyi planlıyor, ancak önceliğinin kendi yetenekleri ve hedefleri olduğunu vurguluyor.

Türkiye'deki rüzgar enerjisi sektöründe Nordex'in etkisi, sadece üretim tesisleriyle sınırlı değil. Şirket, yerel tedarik zincirinin önemli bir aktörü haline gelmiş, yaklaşık 300 şirketten oluşan ekosistemin yaklaşık %60-70'ini rüzgar türbini ekipmanlarıyla besliyor. İzmir Menemen'deki yeni kanat fabrikası, bu stratejik ortaklığın somut bir örneği. Fabrikada üretilen rotor kanatları, hem Türkiye'deki projelerde kullanılıyor hem de diğer ülkelerdeki Nordex projelerine ihraç ediliyor. Bu durum, Türkiye'yi küresel bir üretim merkezine dönüştürerek, enerji sektöründe önemli bir rol oynuyor.

Nordex'in Menemen tesisinde üretilen rotor kanatları, yılda 1.200 adet üretebilecek kapasiteye sahip olacak ve N163 ve N175 tipi yeni nesil rüzgâr türbinlerinde kullanılacak. Aliağa'daki ikinci fabrikasının da inşaat çalışmaları devam ediyor ve bu tesis, Nordex'in Türkiye operasyonunu daha da güçlendirecek. İki tesis birlikte değerlendirildiğinde, Nordex'in Türkiye'deki toplam rüzgar türbini kapasitesi 5.600 MW'a ulaşmış durumda ve şirketin küresel üretim ve ihracat organizasyonunun önemli bir parçası haline gelmiş durumda.