İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki hükümet, 7 Ekim 2023'te gerçekleşen ve yüzlerce insanın hayatını kaybettiği saldırının perde arkasını, 3 yıllık süren yıkımı ve acıyı tetitlemeye yönelik bir stratejiyle şekillendirdi. Kritik bir dönüm noktasında, Mısır istihbaratı aracılığıyla gelen uyarılar, Netanyahu hükümetinin savaş politikası hakkında ciddi soruları beraberinde getirdi. Bu uyarılar, İsrail'in olası bir Hamas saldırısına karşı hazırlıksız olduğunu gösterirken, hükümetin bu tehlikeyi görmezden geldiği veya önleyici tedbirler almadığı iddialarını güçlendirdi.

26 Eylül 2023'te Mısır istihbarat başkanı Abbas Kemal, İsrail'e acil bir ziyarette bulunarak, Gazze'deki Hamas'ın büyük bir saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi. Kemal'in önerdiği çözüm, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik sürdürülen ekonomik baskının azaltılmasıydı; bu baskının gevşetilmesi, saldırının önlenmesine katkı sağlayacaktı. Atlantic dergisine sızdırılan bu bilgi, “Eğer bu yönde hareket etmezseniz, Gazze’nin sizin yüzünüze patlayacak” şeklinde bir uyarı içeriyordu. İki hafta sonra 7 Ekim saldırısı gerçekleşti, bu da Netanyahu hükümetinin bu uyarıyı görmezden geldiğini veya stratejik bir karar değişikliği yapmadığını gösteriyordu.

Bu olay, Netanyahu hükümetinin daha önce de ortaya atılan diğer uyarıları da göz ardı ettiğini gösteriyordu. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), saldırıdan aylar önce İsrail’i uyararak benzer bir durumun yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. BAE'nin bu konudaki yorum yapmaktan çekindiği ise dikkat çekici bir durumdu. Ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) de Gazze'deki gerginliğin artmasıyla birlikte İsrail'i olası bir krizin kapıda olduğunu belirterek uyardı. Ancak, bu uyarılar Netanyahu hükümeti tarafından yeterince dikkate alınmadı.

Abbas Kemal’in ziyareti, İsrail istihbarat teşkilatında büyük bir tepki yarattı. Netanyahu ise saldırı hakkında önceden bilgi aldıklarına dair iddiaları reddetti ve Kemal’in İsrail ziyaretini yalanladı. Ancak, uçuş kayıtları Kemal’in Cessna tipi uçağının İsrail’i ziyaret ettiğini açıkça gösteriyordu. Bu ziyaret, sadece 67 dakika sürmüş ve hızla ülkeden ayrılmıştı. Bu durum, Netanyahu hükümetinin bu iddiaları örtbas etmeye çalıştığını gösteriyordu. Bir İsrailli istihbarat kaynağının Atlantic’e yaptığı açıklama ise durumu daha da netleştirdi: “İki istihbarat şefi İsrail’de olası bir saldırıyı konuştu. Netanyahu’nun 7 Ekim saldırısının olacağını bilmediği bir dünya söz konusu değil.”

Sonuç olarak, 7 Ekim saldırısının ardından İsrail, Gazze’de başlayan çatışmayı Lübnan ve Suriye’ye yayarak daha da genişletti. Gazze'nin neredeyse tamamen yıkılması, Golan tepelerinin İsrail tarafından işgal edilmesi, Lübnan'ın güneyindeki toprakların