Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin acısıyla sarsılan Semra ve Barış Özbay çifti, Antakya’nın Gazi Mahallesi’nde yeniden hayata tutunma çabasıyla mücadele ediyor. Yaşanan yıkım, Barış’ın hayatında sanal dünyaya olan bağımlılığını derinleştiren bir dönüm noktası olmuştu. İHA kaynaklarından edinilen bilgilere göre, depremde evini ve yakınlarını kaybeden aile, 3 yıldır acı bir süreçten geçerek, yaşam enerjisini yeniden kazanmaya çalışıyor.
Barış Özbay, 25 yaşındayken, depremin ardından yaşadığı travma ve sanal dünyaya kaçış, onu bir süre için dikkat çeken bir figür haline getirmişti. Hastanede yaklaşık 3 ay boyunca yoğun bakım altında tedavi gördükten sonra evine dönen Özbay, tedavi sürecinin getirdiği ilaçları kullanmayı reddederek, günlerini cep telefonu ekranının başında geçiriyor. Bu durum, onun için bir kaçış yolu haline gelmiş ve yaşam hikayesi, Türkiye’nin gündemine yerleşmişti. Tedavi sürecinin ardından ortaya çıkan fiziksel değişimler de dikkat çekici bir unsur oluşturuyordu; kilo artışı, değişen yüz hatları ve sabahın ilk ışıklarına kadar süren telefonla geçirilen vakitler, onun hayatının ne kadar farklı bir yöne doğru ilerlediğini gösteriyordu.
Özbay’ın söyledikleri, sanal dünyanın bireyler üzerindeki etkisini ve travma sonrası ortaya çıkabilecek bağımlılıkları çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyordu. “En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum, iki aydan fazla olmuştur” diyerek öz bakım ihtiyaçlarını ihmal eden Özbay, kişisel hijyenine özen göstermediğini ve günlük rutinlerini tamamen sekteye uğrattığını belirtiyordu. “Bütün gününü cep telefonuyla oynayarak geçiyorum, yapacak başka bir şeyim olmadığı için. Uykum gelince uyuyorum. Dün saat 05.00’te uyudum, diğer gün daha erken uyudum ve günden güne değişiyor” şeklinde ifade ettiği yaşam tarzı, bir uyku döngüsünün ve sağlıklı bir yaşam biçiminin nasıl yok sayıldığını gösteriyordu. Onun, hayatını düzene sokmak istemediği, duş almayı dahi kabul etmediği düşüncesi, içten içe bir endişe yaratıyordu.