Dünyamız, doğanın acımasız gücünün yeni bir tezahürüyle karşı karşıya. Bilim insanlarının uyarıları doğrultusunda, küresel iklim sistemindeki dengesizlik, El Nino adı verilen doğal olayın tarihin en şiddetli evresine ulaşma potansiyeli taşıyor. Bu olayın, bilim insanları tarafından ‘Dev Deprim’ olarak tanımlanan bu aşırılık, yalnızca sıcaklıkları artırmakla kalmayacak, aynı zamanda fırtınalar ve yıkıcı afetler zincirini tetikleyerek insanlık için ciddi bir tehdit oluşturacak.

‘Dev Deprim’in öngörülen etkileri, küresel sıcaklıkta yaklaşık 1.2 derecelik artışla kendini gösterecek. Bu artış, özellikle sıcaklık rekorları kırılması, aşırı yağışlar ve kuraklıkların bir arada yaşanmasına yol açarak, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit edecek. Uzmanlar, haziran ve şubat ayları arasındaki dokuz aylık dönemde, bu aşırılıklara bağlı can kayıplarının hızla artacağını ve El Nino’nun etkilerinin 2027 yılına kadar devam edebileceğini tahmin ediyor. Bu durum, dünya genelinde insani yardım ihtiyaçlarını önemli ölçüde artıracaktır.

Bu yıkıcı etkilere karşı en savunmasız olan bölgeler, Ekvator’un güneyinde yer alan ‘Küresel Güney’ olarak bilinen gelişmekte olan ülkeler olacak. Afrika ve Güneydoğu Asya’da yaşanan aşırı sıcaklıklar nedeniyle ölümlerin neredeyse yarısı bu coğrafyalarda yoğunlaşacak. Nijerya gibi ülkelerde 31 binden fazla ek can kaybı bekleniyor. Sudan, Nijer, Çad, Filipinler, Vietnam, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler de yüksek risk altında yer alacak. Bu ülkelerde, iklim değişikliğinin yol açtığı koşullar, sağlık sistemleri ve altyapılar üzerinde büyük bir yük oluşturacaktır.