Petrol piyasaları, küresel siyasi dengelerdeki değişimlerin etkisi altında önemli bir dönüşüm geçirdi. ABD ve İran arasındaki diplomatik temasların yoğunlaşması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik beklentiler ve Orta Doğu'daki güvenlik riskleri, petrol fiyatlarında ani ve sert düşüşlere yol açtı. Bu durum, piyasalarda belirsizliğin artmasına ve yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini güçlendirmesine neden oldu.

Brent petrolün varil fiyatı, bu gelişmelerin etkisiyle cuma günü yaklaşık %2,1 oranında gerileyerek 104,32 dolara geriledi. WTI ham petrol de benzer şekilde %2,3 düşüşle 92,41 dolara indi. Haftalık bazda Brent'teki yükseliş trendi zayıflayarak %1'in altında kaldı, WTI ise yaklaşık %8'lik bir değer kaybı yaşadı. Bu durum, piyasanın belirsizliklerle dolu bir dönemde yeniden yön değiştirdiğini gösteriyor.

Görüşmelere dair en önemli detaylar, İran'ın nükleer program konusundaki tutunması ve ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması konusundaki taviz verme isteksizliği oldu. Enerji danışmanlık şirketi Ritterbusch and Associates, Hürmüz Boğazı'nın açılması beklentisiyle birlikte olası dizel ihracat yasağının piyasada satışları desteklediğini vurgularken, bu durumun Brent ve WTI arasındaki fiyat farkını artırmasına neden oldu. Üst üste üçüncü günde yaşanan bu fark, mayıs ayından beri kaydedilen en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasadaki diğer önemli gelişmeler arasında, ABD'nin dizel ihracatını yasaklayabileceğine dair değerlendirmeler, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin gelişmeler ve Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları yer alıyor. Bu saldırılar, petrol arzı üzerinde önemli bir risk oluşturmaya devam ediyor. Ayrıca, Rusya'daki Novoşahtinsk petrol rafinerisi'nin İHA saldırısında hasar görmesi ve bunun etkileri de piyasa oyuncularının dikkatini çekiyor. Bu karmaşık jeopolitik ortamda, ABD'nin Birleşik Arap Emirlikleri'nde Rusya ve Ukrayna'nın da katılımıyla bir araya geleceği bir toplantı önerisi, piyasalarda yeni umutlar yaratırken, Rusya'nın enerji ihracatının artışına ilişkin beklentileri de şekillendiriyor.