Muş’un kalbinde, Kozma Dağı’nın zirvelerine uzanan bir köy, doğanın zorlu koşullarına meydan okuyarak kendi kaderini çiziyor. Yamaç köyünün Şahinler mezrasında yaşayan vatandaşlar, 2 bin 600 rakımlı dağın bereketli topraklarında, yüzyıllardır unutulmuş bir tarım mirasını yeniden canlandırıyor. Bu topraklar, sadece besleyici ürünler yetiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda umut ve direncin sembolü haline gelmiş durumda.

Bu destansı manzara, domates, salatalık, biber, patlıcan, fasulye, kavun ve karpuz gibi çeşitlilikte sebzeler ve meyvelerle dolu. Köylüler, geleneksel yöntemlerle, doğanın sunduğu kaynakları kullanarak, ürünlerini yetiştiriyorlar. Hasadın ardından, bu lezzetli ürünleri, Muş-Kulp kara yolu kenarındaki seyyar tezgahlarında doğrudan tüketicilere sunarak, kendi yaşamlarını finanse ediyorlar. Bu, sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda köy ile dış dünyası arasındaki benzersiz bir köprü görevi görüyor.

Heybet ve Mukaddes Şahin çiftliği, bu ilham verici hikayenin önemli bir parçası. 12 dönümlük arazilerinde yetiştirdikleri ürünlerin hasadını yaparak, elde ettikleri geliri, ailenin ihtiyaçlarını karşılamak ve hatta yeni evlerini inşa etmek için kullanıyorlar. Şahin çiftliği, terörün yarattığı travmayı aşarak, yeniden toprağa dönmenin ve kendi ayaklarının üzerinde durmanın gücünü temsil ediyor. Onların hikayesi, sadece bir köyün değil, bir milletin direnme ve yeniden inşa etme kapasitesinin de bir kanıtı.

Köyün sakinleri, geçmişte yaşanan zorluklara rağmen, tarım alanındaki başarılarıyla gurur duyuyorlar. Bölgede uzun yıllar süren terör olayları, köyün ve arazilerin terk edilmesine neden olmuştu. Ancak, 29 yılın ardından, yeniden topraklarına dönerek, tarım ürünleriyle geçimlerini sağlama başarısı, umut ışığı olmuş. Bu, sadece bir ekonomik başarı değil, aynı zamanda kültürel bir yeniden doğuşu da temsil ediyor. Kozma Dağı’nın bu gizli cenneti, Türkiye’nin en uzak köşesinde, kendi kendine geçimini sağlayan, benzersiz bir yaşam tarzını sürdürüyor.