Enerji piyasasının nabzında yaşanan ilginç bir dönüşüm, Kars’ın kırsalında yer alan Dereiçi Hidroelektrik Santrali (HES) ile ilgili. Bu tarihi tesis, yıllar içinde çeşitli özelleştirme girişimlerinin ardından, beklenmedik bir şekilde aynı şirket tarafından yeniden ele geçirilerek, sektörde önemli bir tartışma ortamı yaratıyor. Başlangıçta 32.5 milyon lira gibi yüksek bir bedelle ihaleye çıkan ve ardından bedeli ödemekte tereddüt eden firma, iki yılın ardından santrali oldukça daha mütevazı bir fiyatla elde etmeyi başardı.
Olayın kökeni, 1949’da İsmet İnönü döneminde inşa edilen ve 2021’de özelleştirme kapsamına alınan Dereiçi HES’ine dayanıyor. İlk ihale çabaları sonuçsuz kalmış, ancak daha sonraki girişimlerdeki düşüş, piyasadaki değer algısının değişimini gösteriyor. 21.81 milyon ve 32.5 milyon lira teklifler verilmiş, ancak firma santrali devralmayınca ihaleler iptal edilmiş. Üçüncü aşamada ise teklifler 10.5 milyon liraya kadar gerilemiş ve bu kez ÖİB tarafından onaylanarak, santralin yeniden kontrol altına alınması sağlandı.
Güncel enflasyon verileri ve TÜİK’in yaptığı hesaplamalar, 2024’teki 32.5 milyon liralık ilk teklifin bugünkü satın alma gücünün yaklaşık 59 milyon liraya ulaştığını ortaya koyuyor. Bu durum, 2026’da verilen 10.5 milyon liralık teklifin, ilk teklifin sadece onda birine denk geldiğini gösteriyor. Bu durum, yatırımcılar ve piyasa oyuncuları için önemli bir değerlendirme fırsatı sunarken, özelleştirme sürecinin riskleri ve belirsizlikleri hakkında da önemli dersler içeriyor.
Dereiçi HES'in bu karmaşık yolculuğu, Türkiye’nin enerji piyasasında özelleştirme politikalarının nasıl şekillendiğini ve piyasadaki dinamiklerin ne kadar hızlı değişebileceğini gözler önüne seriyor. Bu olay, benzer projelerde benzer senaryoların tekrar yaşanmaması için daha dikkatli ve stratejik yaklaşımların gerekliliğini vurguluyor.