Ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmak için ihracat ve yatırımın kritik rol oynadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’daki iş dünyası temsilcileriyle yaptığı toplantıda, enflasyonla mücadele stratejisinin üretim odaklı ve seçici desteklerle şekilleneceğini ilan etti. Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesinin, kamu ve özel sektör arasında sinerjik bir işbirliği ve yapısal reformlara yönelik kararlı bir yaklaşım gerektirdiğini belirterek, bu hedeflere ulaşmada ortak bir akıl yürütmenin önemine dikkat çekti.
Küresel ekonomideki artan belirsizlikler ve jeopolitik riskler karşısında, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını korumasının, ekonomik büyüme için en büyük avantajı olduğunu savunan Yılmaz, Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze çatışmaları ve İsrail-ABD gerilimlerinin küresel piyasalaları nasıl etkilediğini analiz etti. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ulaşım maliyetlerindeki artışlar ve finansal piyasalardaki oynaklıklar gibi faktörlerin, ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkileri olduğunu vurguladı. Yılmaz, bu zorlu koşullarda, Türkiye’nin rekabet gücünü artırma ve ihracatını destekleme konusunda stratejik öncelikleri daha da belirgin hale getireceğini ifade etti.
Türkiye’nin ihracat performansı, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen yılın ilk yarısında önemli bir başarı gösterdi. Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatı 280 milyar doları aşarak yeni zirvelere ulaştı. Hizmet ihracatı ise 125 milyar dolar seviyesinde yer aldı. Yılmaz, ihracatın niteliğinin de önemli ölçüde yükseldiğini, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payının artarak 2024’te yüzde 40, 2026’da yüzde 44’e ulaşacağını vurguladı. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde daha önemli bir rol oynamasına ve ihracat gelirlerini artırmasına katkı sağlayacaktı. Yılmaz, ihracatın hacmi ve kalitesi arasındaki dengeyi koruyarak, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşılacağını ifade etti.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, doğru stratejilerle ve yapısal reformlarla başarıya ulaşabileceğine olan inancını dile getirdi. Sermaye piyasalarındaki geçici sorunların, yapısal olmadığını ve belirli alanlarda sınırlı bir etki yarattığını belirterek, idari ve adli süreçlerin hızlandırılması ve gerekli müdahalelerin yapılmasıyla bu sorunların çözüme kavuşturulacağını ifade etti. Terörün ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon dolar olarak hesaplandığını ve bu nedenle terörle mücadele stratejisinin ekonomik kalkınma hedeflerine destek olması gerektiğini vurguladı. Dar gelirli vatandaşlara yönelik konut, gıda ve ulaşım alanlarındaki iyileştirmelerin, enflasyonu düşürmenin yanı sıra yaşam standartlarını da yükselteceğini ifade etti. Merkez Bankası’nın enflasyona karşı attığı adımların ve hükümetin mali disiplin tedbirlerinin sonuç vermeye başladığını ve enflasyonun düşüş eğimine girdiğini vurguladı. Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun daha da düşük seviyelere gerileyeceğine ve Türkiye’nin ekonomik büyüme hedeflerine ulaşabileceğine olan inancını dile getirdi.”}p>