Türkiye'nin çelik ihracat sektörü, küresel piyasalarda yeni bir riskle karşı karşıya. Avrasya Ekonomik Komisyonu'nun başlattığı, polimer kaplamalı yassı çelik ürünlerine yönelik koruma önlemi soruşturması, sektörde belirsizlik yaratırken ihracatçıları harekete geçirdi. Soruşturmayı yürüten makamlara yönelik son duyuru 24 Eylül'de yapılmış olup, soruşturmaya dahil olmak isteyen firmalar için kritik bir zaman dilimi başlattı.
İhracatçı birliklerinin koordinasyonluğunda yürütülen bu süreçte, firmalardan 2 Ekim 2026 tarihine kadar taleplerini ilgili makamlara iletmeleri isteniyor. Bu tarihin önemi, soruşturmanın süreciyle doğrudan bağlantılı. İhracatçıların bu tarihe kadar görüş ve değerlendirmelerini sunması, süreçteki yerlerini belirlemeleri açısından hayati bir adım teşkil ediyor. Ardından, bu detaylı yazılı görüşlerini 6 Kasım'a kadar Rusça dilinde sunmaları gerekiyor.
Soruşturmanın odağında, tarife sisteminde sınıflandırılan belirli çelik ürün kodları (7210 70 8000, 7210 90 8000, 7212 40 8000 ve 7225 99 0000) yer alıyor. Bu kodlar, ithalatın genel büyüklüğü ve yerli sanayi üzerindeki etkisinin analiz edilmesinde önemli bir rol oynuyor. Anti-damping soruşturmalarında olduğu gibi, bu soruşturmada belirli bir ülke veya şirket hedef alınmak yerine, toplam ithalat hacmi ve yerli üretimi koruma altına alınmaya çalışılıyor.
Soruşturmanın nihai sonucunun 2027 yılına kadar açıklanması bekleniyor. Bu süreçte, ihracatçıların proaktif bir yaklaşım sergilemesi, olası etkilerini en aza indirmek açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle, 2 Ekim'e kadar gerekli hazırlıkları yapmak, firmalar için hem stratejik hem de operasyonel bir zorunluluk haline geliyor.