DEM Parti’nin İmralı’daki yapıcı diyalog çabaları dün gece somutlaşırken, parti tarafından yapılan açıklamada önemli detaylar paylaşıldı. Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol’dan oluşan heyet, Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, demokratikleşme hedefleri ve çözüm sürecinin yeniden şekillenmesine dair görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Bu görüşme, Türkiye’nin siyasi arenasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.

Öcalan, görüşmede, toplumların büyük düşünce ve etik değerler olmadan dönüştürülemeyeceğini vurgulayarak, mevcut karmaşık ortama dikkat çekti. Ortadoğu’daki gerilimleri, İran ve İsrail gibi devletlerin katılaşmasıyla şekillenen riskli konjonktürü analiz ederken, mikro-milliyetçiliklerin bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Özellikle, sürecin hızlandırılması ve aktörlerin tarihi sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini vurgularken, TBMM’nin de bu hassasiyetle çalışmalara dahil olması gerektiğini ifade etti. Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin temelini oluşturabilecek, pozitif bir inşa sürecine zemin hazırlayabilecek bir araç olarak değerlendirildi.

Açıklamada, demokratikleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğu ve sürecin başarısının hedefe ulaşmada kritik rol oynadığı belirtildi. Siyasi partilerin, demokrasinin bir lüks değil, temel bir değer olduğunu anlaması gerektiği, Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmeye yönelik acil bir adım olarak değerlendirildi. Özellikle, siyasi partilerin genel merkezlerine şiddetle girme gibi eylemlerin demokrasinin değerleriyle örtüşmediği vurgulandı. Öcalan, çözüm sürecinin, Türk-Kürt ilişkilerini yeniden düzenleme, çağdaşlaştırma ve modernleştirme sürecine dönüşmesi gerektiğini, Kürt meselesinden kaynaklanan şiddet öğesinin ise çözüm sistematiğiyle aşılması gerektiğini ifade etti.

DEM Parti, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne destek sunan uluslararası aydın ve akademisyenlerin mesajlarını dikkatle değerlendirmeye hazır olduğunu, bu kapsamda her türlü öneri, eleştiri ve katkıyı en titiz şekilde değerlendirmeye açık olduğunu vurguladı. Bu diyalog, sadece İmralı’da değil, tüm Türkiye’nin geleceği için önemli bir adım olarak kabul ediliyor ve çözüm sürecinin yeniden canlanması için umut vadediyor.