Acil sağlık hizmetleri merkezlerinde sıklıkla karşılaşılan karmaşık durumlar arasında, bir bireyin aynı kısa sürede birden fazla kez başvurması da yer alıyor. Bu durum, özellikle hastanelerin kaynaklarının verimli kullanılmasını ve gerçek acil vakaların önceliklendirilmesini zorlaştıran bir senaryo yaratabiliyor. Son yaşanan olayda, acil servis doktorları, benzer bir vakayla karşılaştıklarında, sistemdeki sorunları ve hastaların sağlık hizmetlerine erişimindeki potansiyel engelleri daha net bir şekilde görmüş oldular.

Olay, 23 yaşındaki bir bireyin, arkadaşıyla birlikte acil servise başvurmasıyla başladı. Hastanın şikayeti, çene ve boyun ağrılarıydı ve ilk olarak EKG tetkibi ve kan tahlili gibi rutin testlerin yapılması talep edildi. Doktorun, ağrı kesici uygulamasının reddedilmesi üzerine, hastanın tercihine saygı gösterilerek kan tahlili yapıldı. Ancak, bu başlangıç noktası, daha büyük bir karmaşanın fitilini ateşleyeceğinden habersizlerdi.

Bir süre sonra, acil servisteki bekleyişin ardından sekreter, hastanın aynı sabah saatlerinde tekrar başvurması üzerine hekime bilgi verdi. Bu durum, hastane kayıtlarının incelenmesi sonucunda, hastanın son 5 gün içerisinde acil servise 13 kez geldiği ortaya çıktı. Doktor, bu durumun, acil servislerin gereksiz yere yoğunluğunu artırarak, gerçek acil durumlar yaşayan hastaların tedaviye erişimini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Bu, sağlık sisteminin temel prensiplerinden biri olan ‘önceliklendirme’ kavramına ciddi bir meydan okumaydı.