İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler’in 81. Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamayla, uzun süren gerilimlerin tırmanışına bir çare arayışına girdi. Tahran, Washington'a, çatışmaları sonlandırma, Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe yeniden açılması ve ardından kapsamlı nükleer müzakerelerin başlatılması amacıyla yedi günlük bir plan sunduğunu duyurdu. Bu beklenmedik hamle, bölgedeki güvenlik dengesini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Erakçi'nin teklifinin temel dayanağı, Haziran ayında ABD ile varılan ancak kısa sürede çöken mutabakat zaptındaki taahhütlerle benzerlik göstermesi oldu. Washington'un bu öneriye olumlu yanıt vermesi durumunda, müzakereler derhal başlatılabileceği belirtildi. Teklif, Hürmüz Boğazı'nın yedinci günün sonunda açılmasını ve ardından nükleer programla ilgili görüşmelerin yeniden başlayacağını öngörüyor. Bu durum, bölgedeki enerji güvenliği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ancak, bu pazarlığın ardında yatan motivasyonlar karmaşık. Trump yönetiminin İran'a yönelik sert tutumu ve Pezeşkiyan'ın ülkesine yönelik zorbalık karşıtlığı, Erakçi'nin bu adımı atmasına neden olmuş olabilir. Ayrıca, İran ekonomisinin, yaptırımlar ve içsel sorunlar nedeniyle ciddi bir baskı altında olması, çözüm arayışlarını hızlandırmış olabilir. Analistler, Trump'ın ara seçimler öncesinde savaşı sonlandırmanın getireceği siyasi avantajı ve İran üzerindeki ekonomik baskıyı koruma arasında bir denge kurmak zorunda olduğunu düşünüyor.