Yemen’in Husileri, stratejik konumu nedeniyle uluslararası deniz ticareti üzerindeki etkilerini artırmaya yönelik adımlar atmaya devam ediyor. Avrupa Birliği’ne (AB) gönderilen bir bildirimde, Kızıldeniz’deki Avrupa gemilerini hedef almayacaklarını taahhüt ederek, dünya kamuoyunun dikkatini yeniden çekmeyi başardı. Bu hamle, Husilerin deniz operasyonlarının karmaşıklığını ve küresel güç dengelerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
İki diplomatın aktardığı bilgilere göre, AB’nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası birimine iletilen mektupta Husiler, Yemen’in güney kıyısında yürüttüğü askeri operasyonların uluslararası deniz taşımacılığını aksatmak gibi bir niyeti olmadığını garanti altına aldı. Özellikle Babülmendep Boğazı’ndan geçen gemilerin güvenli bir şekilde geçişine vurgu yapılarak, Avrupa’nın endişelerini gidermeye çalışıldı. Bu, Husilerin sadece Yemen’e değil, küresel ticaret yollarını da etkileme potansiyelinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Mekke Paktı ülkelerinin acilen toplanması ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’a askeri destek konusunda yaptığı açıklamalar, Husilerin bu stratejik hamlesinin uluslararası arenadaki yankılarını artırdı. Trump yönetimi döneminde ABD ile yapılan görüşmelerin ardından Husilerin, ABD gemilerini hedef almayacaklarını Washington’a bildirmesi, Ortadoğu’daki jeopolitik karmaşayı daha da derinleştirdi. Bu durum, İran’ın bölgedeki etkinliğinin artması ve Husilerin bu etkinliğe nasıl entegre olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Husilerin Muha Limanı’nı ele geçirmesi ve ardından Kızıldeniz’deki bazı adaları kontrol altına alması, denizcilik şirketleri ve tanker sahipleri arasında ciddi endişelere yol açtı. Özellikle Suudi Arabistan ile sağlanan ateşkesin bozulması ve Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin kısıtlanması, Kızıldeniz’de gemi sayısında artışa neden oldu. Denizcilik analiz şirketi Xeneta’nın verilerine göre, Maersk ve CMA CGM gibi büyük hatların sefer artışları, Kızıldeniz’den geçen konteyner taşımacılığını 2023 öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 30’una çıkardı. Bu durum, uluslararası deniz ticaretinin Husilerin kontrolündeki etkisini daha da belirgin gösteriyor. Bu gelişmeler, küresel ekonomi üzerindeki potansiyel riskleri de artırmakta, tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılması için acil çözümler arayışlarını hızlandırmaktadır.”}