İstanbul inşaat sektöründe gözlemlenen son dönemdeki en belirgin değişim, alıcı tercihlerinde oda sayısından ziyade metrekareye odaklanmayı işaret ediyor. Sektör temsilcileri, alım gücündeki dalgalanmaların ve değişen yaşam tarzlarının, konutların boyutlarını küçültmeye yol açtığını belirtiyor. Özellikle 2+1 ve 3+1 gibi daha geniş dairelere olan talep azalırken, 1+1 ve 1+0 tipindeki konutlar, alıcıların ilgisini çekmeye başladı.
İNDER Başkanı Engin Keçeli, bu durumun alıcıların önceliklerini de şekillendirdiğini vurguluyor. Deprem güvenliği, evlerin içindeki oda sayısı ve konutun genel yaşam tarzına uyumu, İstanbul'da ev satın alırken en çok dikkate alınan unsurlar arasında yer alıyor. Piyasadaki talebin büyük ölçüde oturma amaçlı olduğunu belirterek, ihtiyaç duyulan mal mülklerin satın alındığını, yatırımcıların ise alternatif yatırım araçlarının daha yüksek getiri sunması nedeniyle konut sektöründen uzaklaştığını ifade ediyor. Bu durum, konut projelerinde sosyal donatılara, otoparklara ve dinlenme alanlarına daha fazla önem verilmesine neden oluyor.
İstanbul'un dış bölgelerindeki yaşamın da konut tercihlerini etkilediğini belirtiliyor. Ulaşım, iletişim ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, İstanbul'un merkezinden uzak bölgelerde yaşamayı daha kolay hale getiriyor. Bu durum, kentteki bölgesel fiyat farklılıklarını azaltırken, geçmişte “çeper” olarak nitelendirilen bölgelerin de konut projeleri için cazip hale geldiğini gösteriyor. Artık, ulaşım ve iletişim altyapısının gelişmesiyle birlikte, İstanbul'un dışında yaşamak da tamamen mümkün hale geldi.
Sektör temsilcileri, konut projelerinde yalnızca dairelerin değil, aynı zamanda sosyal donatılar, otoparklar, spor alanları ve dinlenme alanlarının da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. İNDER'in 2026'yı